Yabancı dil eğitimi matematik öğenmeye benziyor.
İşte yabancı dil öğrenmenin püf noktaları;Yeni Zelanda Otago Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
John Clark, matematiksel düşünce sistemini geliÅŸtirebilenlerin yabancı dili rahat öğrendiklerini ifade ederek, ”Diller, kurallar çerçevesinde öğrenilir ve bu da zaten matematik demek” dedi.
Hacettepe ve Louisiana Üniversitelerinin ortaklaÅŸa düzenlediÄŸi ”Uluslar arası Halka ve Modül Teori Konferansı” için Türkiye’ye gelen Prof.
Dr. John Clark, AA muhabirine günlük yaşamda ve dil öğreniminde matematiksel düşünmenin önemini anlattı.
Matematiksel düşüncenin, insanların günlük yaşamlarında karşılaştıkları olaylara sistematik, doğru ve çabuk yaklaşmalarında büyük yararlar sağladığını ifade eden Clark, bu düşünce sisteminin gelişmesinde, aile, çevre ve ekonomik koşulların etkili olduğunu söyledi.
Clark, sistematik düşünce yapısı da denilebilecek matematiksel düşüncenin çoğu kez kesin sonuçlar vermesine karşın, bazen de olayların doğru anlatılması, algılanması ve yorumlanmasında kullanıldığını kaydetti.
Matematiğin ekonomide ve mühendislik alanlarında yaygın kullanımının bilindiğini vurgulayan Clark, günlük yaşamdaki matematiksel düşünmenin de pek çok yararı bulunduğunu söyledi.
Matematiksel düşünme ile günlük yaÅŸamda karşılaşılan herhangi bir sorun karşısında daha kalıcı çözümler üretilebileceÄŸini ifade eden Clark, bu çözümlerle ilgili ÅŸu örnekleri verdi: ”TrafiÄŸin tıkandığını düşünün.
Bu durumda en kısa ve en zahmetsiz şekilde gideceğiniz yönü bulmak için matematiksel bir düşünce gerekir.
Bir analiz yapmanız gerekir.
İşte matematiksel düşünme de bu analizi daha kolay yapmanızı sağlayacaktır.
Herhangi bir iş için önemli bir mektup ya da dilekçe yazılması ya da bir olayın kısaca özetlenmesi gerekiyor diyelim.
Burada olayları ya da sorunları sırasına göre yazmak ve doğru analizler yapmak gerekir.
Matematikte de aslında düşünme metotları öğretildiğinden bu düşünce sistemiyle bir yazıda olayın nedenlerini, gelişme noktalarını ve sonuçlarını tek tek analiz ederek kolaylıkla yazabilirsiniz.
Bir matematikçi de bunu tek tek görerek rahatlıkla yazabilir.” MatematiÄŸin mantık üzerine kurulu olduÄŸunu ve herhangi bir olay karşısında bütün sebepleri ve buna dayalı bütün sonuçları hesaplayabildiÄŸini dile getiren Clark, ”Matematik ya beyaz ya da siyaha dayanır.
Duygulara yer bırakmaz.
O nedenle kişiler arası ilişkilerde matematiğin ne kadar işe yaradığı konusunda kesin olarak bir şey söylemek oldukça zor.
Çünkü kiÅŸiler arası iliÅŸkilerde siyahlar ya da beyazlar yoktur” dedi.
”YABANCI DİL DE MATEMATİKSEL DÜŞÜNME İSTER” Matematiksel düşünce sistemini geliÅŸtirebilenlerin ve matematikçilerin yabancı dili kolay öğrenebildiklerine iÅŸaret eden Clark, ”Yabancı diller kurallar çerçevesinde öğrenilir ve bu da zaten matematik demek.
Matematikçiler, olaylara mantıksal çerçevede yaklaÅŸtıkları için, anadil ve yabancı dilin kendi yapısı arasındaki baÄŸlantıları kolay ÅŸekilde çözümleyebilirler” diye konuÅŸtu.
5 dil bildiğini söyleyen Clark, genelde yakın çevresindeki matematikçilerin ya da matematiksel düşünce sistemini geliştirebilenlerin yabancı dili rahat öğrendiklerini ifade etti.
Yakın arkadaÅŸları arasında 10 dil bilen matematikçiler bulunduÄŸunu belirten Clark, ”Bu bir tesadüf deÄŸil.
Bu konuda bilimsel bir çalışma olmamasına raÄŸmen kiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸebilecek bazı durumları da göz önünde tutarak bir genelleme yapabiliriz” dedi.
Gençlere matematiksel düşüncenin kazandırılması konusunda, anne, baba ve öğretmenin çevre koÅŸullarını iyi hazırlaması gerektiÄŸini kaydeden Clark, ”Matematik öğrenemeyecek hiçbir insan yoktur.
Yeter ki koÅŸullar uygun oluÅŸturulsun” diye konuÅŸtu.
Çocuklarına matematiksel bağlantıları öğretme yolunda eşiyle birlikte yoğun çaba harcadıklarını anlatan Prof.
Dr.
Clark, ”EÅŸimle birlikte her gün onlarla matematik ve dil üzerine çalıştık.
Çocuklarımın biri diş doktoru, biri mühendis oldu.
Bu konuda özellikle ailelere büyük iÅŸ düşüyor” görüşünü dile getirdi.