Erdoğan: “Anadilde eğitim beklemeyin”

Başbakan Erdoğan, tatilden döndü ve ayağının tozuyla gündemi değerlendirdi. Erdoğan, “Anadilde eğitim isteyenlere sesleniyorum. Türkiye’nin resmi dili Türkçe’dir. Olayı istismar etme yoluna gitmeyin. Ülkemizi bölme yönünde adımlar olduğunu özellikle vurguluyorum” dedi. Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuştu. Erdoğan, “Terörü sona erdirmek akan kanı, akan gözyaşını durdurmak, uzlaşı ile mutabakatla yeni bir anayasa yapmak [...]



Bu Habere Yorum Yapın






Reklam


Kategori;
Güncel
Tarih;
24 Eylül, Cuma, 2010
Saat: 3:03 pm
Okunma: 7
Yorum: 0 "Yorum Yap"
Bu Haberi Paylaşın;
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
+ Yazıyı Büyült | - Yazıyı Küçült

Başbakan Erdoğan, tatilden döndü ve ayağının tozuyla gündemi değerlendirdi. Erdoğan, “Anadilde eğitim isteyenlere sesleniyorum. Türkiye’nin resmi dili Türkçe’dir. Olayı istismar etme yoluna gitmeyin. Ülkemizi bölme yönünde adımlar olduğunu özellikle vurguluyorum” dedi.

Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuştu.

Erdoğan, “Terörü sona erdirmek akan kanı, akan gözyaşını durdurmak, uzlaşı ile mutabakatla yeni bir anayasa yapmak için ülkemizin kangren olmuş sorunlarını çözmek için tüm siyasi partilerle diyaloğa her zaman açık olduk, bundan sonra da kapılarımızı ardına kadar açık tutacağız. Fakat eğer bizden, birileri akıldanelik yapmak suretiyle terör örgütüyle görüşme talebinde bulunurlarsa kusura bakmasınlar, bizim terör örgütü ile görüşme gibi bir fantazimiz yok” dedi.

Erdoğan, “Düne ait korkuların ne kadar yersiz, ne kadar mesnetsiz, ne kadar sanal olduğunu biz 8 yıllık süreçte tek tek ortaya koyduk. Bir defa dış politikada ezberleri bozduk, ekonomide bariyerleri kaldırdık, iç politikada, demokratikleşmede tabuları yıktık. Değişim hiç bir zaman Türkiye’yi geri götürmedi” dedi.

Galeri baskını da gündemindeydi

Tophane’de yaşanan galeri baskınına da değinen Başbakan, her seçim sonrasında olduğu gibi 12 Eylülde yapılan halk oylamasının ardından da bir kez daha “AK Parti’nin yaşam tarzlarına müdahale edeceği” korkusunun yayılmak istendiğini söyledi.

Erdoğan, artık bundan bıktıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Bıktık bundan, 1994 İstanbul’da belediye başkan adayı iken o dönemde aynı kampanyalar yapıldı. Bunu her zaman söylüyorum, belediye başkanı oldum, aynı şeyler söylendi. Belediye başkanlığı bitti, aynı şeyler devam ediyor. Başbakan oldum AK Partimizle beraber yola girdik, aynı şeyler söylendi. İşte buyurun 8 yıldır iktidardayız yine aynı şeyler. Girdiğimiz iki genel seçim, iki halk oylaması sanki hiç yaşanmamış, AK Parti sanki 8 yıldır iktidarda değilmiş gibi hep aynı bayat oyun tezgahlanmaya çalışılıyor.

İnanın 8 yıl öncesinin gazetelerini çıkarın arşivlerinden çıkarın arşivlerinden hangi başlıklara varsa, bugün de tıpatıp aynı başlıklar var. Daha geriye gidiyorum, merhum Menderes’in 50-60 arası medyayı çıkarın ne yazmışlarsa hangi başlıkları atmışlarsa bugün de aynı başlıkları göreceksiniz. Zihniyet aynı değişen bir şey yok. Çıkarıyorlar arşivlerden gazeteleri yine aynı başlıkları atıyorlar. Şu anda bazı medya grupları zaten bunları yapıyor, bakın diyor filanca sene hangi başlılığı atmış, bugün hangi başlığı atmış aynı inanın değişen bir şey yok aynı başlık aynı kalıp.”

“Derdi fatura kesmek”

“Sivil diktatörlük… Allah aşkına böyle bir kavram olur mu ya?” diye soran Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Diktatörlük, sivilin işi değildir. Sivil ifadesiyle diktatörlük ifadesini yan yana koymak kadar büyük bir cehalet olmaz. Mahalle baskısı, gizli ajanda, gizli liderlik, sivil vesayet… AK Parti ile asla yan yana gelmeyecek kavramlar bugünlerde bir kez daha ısıtılıyor, gündeme sürülüyor.

Lokal bazı olaylar gerçekler saptırılarak, gerçek nedenler gizlenerek, bir korku ve baskı aracı olarak kullanılıyor. Halk oylaması sürecinde İnegöl, Dörtyol’da sergilenen kışkırtmalar ki çok daha açık net bilgiler belgeler açıklanacak duyacaksınız. Bunlar şimdi halk oylamasının ardından İstanbul’da Tophane’de sergilenmek isteniyor.

Bu lokal olayları bir Türkiye manzarası gibi sunanların bu olaylar üzerinden AK Parti’yi ve AK Parti Hükümetinin politikalarını sorgulayanların son derece bayat bir oyunun içinde olduklarını aziz milletimiz çok açık görüyor.

Bir lokal olayla Türkiye’yi böyleymiş gibi göstermek, bunlar doğru şeyler değil. Bunların yansımaları ne ülke içinde ne ülke dışında Türkiye’ye bir şey kazandırmaz. Bunu yapan kimse ben Türkiye’yi seviyorum diyemez. Dürüstseler, samimiyseler, bunları yazmazlar, bu kadar bunları abartmazlar. Burada emniyet, kim böyle bir şeyin içinde bulunduysa gereğini yapıyor. Hepsi emniyete sevk edilmiştir, konuyla ilgili ifadeler alınmıştır, yargı devreye girmiştir. Bütün bunlar yapılıyor. Dünyanın her yerinde buna benzer olaylar olur. Bunlar, anormal olayalar olarak aşırı bir şekilde bunları abartmanın hiç bir anlamı yok.”

Tophane’yi sokak sokak bildiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“Şunu bilmenizi istiyorum, biz hiç bir hukuksuzluğa izin veremeyeceğimiz gibi, hiçbir provokasyona da göz
yummayız, eyvallah etmeyiz, Türkiye’de mahalle baskısı yoktur. Türkiye’de halkı kışkırtmayı, tahrik etmeyi adet haline getiren kirli oyunlardan medet uman odaklar vardır.”

Referandum sonuçları

Başbakan, halkoylamasına ilişkin olarak da, “Evet diyenler ne kadar demokrasi özlemi içindeyse, ben inanıyorum ki hayır diyenler de o kadar demokrasi özlemi içindedir” dedi.

Erdoğan, ”Aziz milletimiz hiç bir tereddüte  ve tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde tercihini ortaya koymuş, iradesini  sandığa yansıtmış, kendi geleceği adına kendisi takdir yetkisini kullanmıştır”  dedi.

“Biz ya sabır çektik”

Meclis Genel Kurulu’nda anayasa değişikliği görüşmelerinde muhalefet  partilerinin değişiklik paketi ile alakalı konuşmadıklarını, katkıda bulunmadıklarını, ”garip şeyler konuştuklarını, zaman zaman hakaret ettiklerini,  zaman zaman da konuyu farklı yerlere nasıl çekeriz düşüncesiyle harekete  ettiklerini” belirten Erdoğan, ”Onlar, konuyu oralara çekerken, biz de ya sabır çektik. Milletimizin sağduyusuna, basiretine inandık, değişim ve demokrasi  noktasındaki desteğine inandık” diye konuştu.

Halk oylamasının boykot edilmesi kararını da eleştiren Erdoğan, ”Bu  demokratik parlamenter sistemin asla, alınacak bir siyasi parti kararıyla oluşmasını tasvip etmeyen bir süreçtir. Bireysel olarak vatandaş, boykot  edebilir, çekimser kalabilir, icabında gider boş zarf da kullanır, ama kalkıp  dayatmayla, tehditle boykota teşvik ederseniz, bunu demokrasi olarak göremeyiz” diye konuştu.

“Her geçen gün paketin lehine yaşanıyor”

Halk oylamasının ardından AK Parti teşkilatının özverili, azimli çalışma  sergileyerek, paketin içeriğine ilişkin vatandaşları aydınlattığını ve halk  oylamasının ardından her geçen günün değişiklikler lehine yaşandığını, paketin  içeriğinin anlaşıldığını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“12 Eylülde  kazanan AK Parti olmamıştır. 12 Eylülde kazanan 73 milyon Türkiye Cumhuriyeti  vatandaşı olmuştur. 12 Eylül’e kazanan Türkiye olmuştur, 12 Eylül’de kazanan  hukuk olmuştur, demokrasi olmuştur, millet olmuştur. 12 Eylül’de kazanan sadece evet diyenler değil, onlarla birlikte hayır diyenler olmuştur. Ben, sizlere ‘evet  diyenler gaflet, dalalet, hıyanet içindedir’ demiyorum. Bu zihniyeti telin ediyorum, lanetliyorum. Bu zihniyet ayrımcıdır, bu zihniyet bölücüdür, bu zihniyet ülkemizin bu güzel insanlarının gönlüne maalesef şüpheyi koyan zihniyettir. Bunlar rantiye şebekeleri ve sürekli olarak insanına farklı bakan zihniyettir, böyle baktıkça hep kaybedecektir. Benim milletim her geçen gün bunları çok daha iyi tanıyor.”

Erdoğan, ”Halk oylaması sonucu karşısında sokaklara dökülmedik, çığırtkanlıklar, çılgınlıklar yapmadık. Gayet  olgun, tevazu içerisinde neticeyi karşıladık. Çünkü şımarıklığa gerek yoktu. Bütün mesaj zaten sandıkta verilmişti” dedi.

“Türkiye’nin kutuplaştığını, Türkiye’nin kendi  deyimleriyle ‘bir karpuz gibi bölündüğünü’ iddia edenler, her zaman olduğu gibi sandık sonuçlarını okuyamayanlar, milletin verdiği mesajları almamak için ayak direyenlerdir” diyen Başbakan, “Biz, Türkiye haritasını beyaz ve kahverengi ya da mavi ve kırmızı olarak boyamanın sandık sonuçlarına bu şekilde bakmanın son derece isabetsiz olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“Ülkesinin devlet başkanını yuhalayanlar”

”AK Parti, halk oylamasını zafer sarhoşluğuyla değil, büyük bir olgunlukla karşılayıp tüm farklılıklara kucak açarken kimilerinin hala düşmanlık aşılaması asıl tahammülsüzlük değil midir?” diye soran Erdoğan, “Uluslararası bir organizasyonda bütün dünyanın gözü önünde kendi ülkesinin devlet başkanını, başbakanını, meclis başkanını yuhalayanların yaptığı tahammülsüzlük değil mi?” dedi.

Başbakan, ”Biz, o farklı renklerin haritalara yerleştirildiği yerlere de hizmet ettiriyoruz. Oranın da yolunu yapıyoruz, oranın da alt yapısını yapıyoruz, oraya da hızlı treni getiriyoruz. Bugünün Türkiye’si 8 yıl öncesinin Türkiye’sine oranla hiç kuşkusuz daha demokratik, daha özgür, daha modern Türkiye’dir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Türkiye, halk oylaması sırasında mali disiplinden taviz vermeyerek, seçim ekonomisine asla tevessül etmeyerek, popülizm tuzağına düşmeyerek, bir kez daha çok önemli bir sınavdan geçti. Bu ilkeli duruşumuzu aynı şekilde muhafaza edecek, seçim ekonomisine asla ve asla prim vermeyeceğiz” dedi.

Başbakan, “(Evet) diyenler ne kadar demokrasi özlemi içinde ise, ben inanıyorum ki ‘hayır’ diyenler o kadar demokrasi özlemi içindedir. Yüzde 58 türkiye sevdası ile Türkiye aşkı ile ‘evet’ derken, yüzde 42 de Türkiye aşkı ile sevdası ile ‘hayır’ demiştir” diye konuştu.

“(Hayır) diyen kesimlerin korkularını, kaygılarını endişelerini anlamak empati kurmak, bu korku, kaygı ve endişeleri anlamaya çalışmak elbette her partinin temel görevidir. Aynı şekilde ‘evet’ diyenlerin değişim iradesini, demokrasi heyecanını, reform beklentisini doğru okumak ve bunun gereğini yapmak da partilerin ve partililerin görevidir” diyen Erdoğan,  “Hepimize düşen, halkımızın kaygısını da sevincin de heyecanını da
umudunu da endişesini de çarpıtmadan doğru bir şekilde anlayabilmektir” şeklinde konuştu.

AKM tartışması

Erdoğan, “Atatürk kültür merkezi’ni yıkıp onun yerine bir alış veriş merkezi kurmak gibi bir derdimizin olduğunu söyleyecek kadar divane tipler var bu ülkede” diyen Başbakan, “İstanbul gibi bir yerde meydanımız yok, taksimi böyle bir meydanla kavuşturalım istiyoruz, derdimiz bu” diye konuştu.

İstanbul’la ilgili proje

Başbakan ayrıca, “Benim düşündüğüm çılgın proje farklı, bunların tamamen dışında. İnşallah onu da açıklama vakti gelecek onu da açıklayacağız. Şu anda çalışmalarımız sürüyor, inşallah Onu da bitirdiğimiz zaman açıklayacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın” dedi.

Kaynak: CNN Türk