“Gazze üzerindeki abluka akılcı, değil kabul edilemez”
Beyaz Saray’dan yapılan son açıklamada Reuters ajansına göre, göre İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargonun sürdürülemez olduğu ve bunun mutlaka değişmesi gerektiği ifade edildi.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Mike Hammer, “İsrail, Filistin yetkilileri ve diğer uluslararası partnerlerimizle görüşmelerimizi ara vermeden sürdürüyoruz. Şu anki uygulamalar sürdürülemez ve mutlaka değişmeli” diye [...]
“Gazze üzerindeki abluka akılcı, değil kabul edilemez”
Beyaz Saray’dan yapılan son açıklamada Reuters ajansına göre, göre İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargonun sürdürülemez olduğu ve bunun mutlaka değişmesi gerektiği ifade edildi.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Mike Hammer, “İsrail, Filistin yetkilileri ve diğer uluslararası partnerlerimizle görüşmelerimizi ara vermeden sürdürüyoruz. Şu anki uygulamalar sürdürülemez ve mutlaka değişmeli” diye konuştu.
İsrail’in kanlı baskınla durdurduğu Gazze’ye yardım taşıyan konvoyun ardından aynı amaçla bölgeye ilerleyen Rachel Corrie adlı yardım gemisine ilişkin, “Rachel Corrie sorun yaşamamak için Aşdod Limanı’na gitmeli” denilen açıklamada ayrıca ” Gazze üzerindeki abluka akılcı, değil kabul edillemez.” denildi.
Başkan Obama, İsrail’in Gazze’ye yardım gemilerine saldırısını trajik olarak niteledi, bu olayın Ortadoğu barış çabalarının ilerletilmesi için bir fırsatda sunabileceğini, bu süreçte Türkiye’nin de olumlu bir sesi olabileceğini söyledi.
CNN TV’sinde Larry King’in sorularını cevaplayan Obama, “Şu anda önemli olan, mevcut kördüğümden çıkmamız ve bu trajediyi bir fırsat olarak kullanmamız. Tüm bu süreçte, Türkiye’nin de olumlu bir sesi olabileceğini düşünüyorum. Bu trajedi üzerinde çalıştığımızda ve herkesi bir araya getirdiğimizde, İsrailliler ve Filistinlilerin barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayabilecekleri iki devletli çözüme nasıl ulaşabileceğimizi de çözebiliriz. Olayda gereksiz can kayıpları oldu, dolayısıyla tüm yaşananların etkili biçimde soruşturulması çağrısında bulunuyoruz”
Öte yandan, Mavi Marmara gemisine yapılan baskında ölenler arasında bulunan 19 yaşındaki Furkan Doğan’ın New York’ta doğup 2 yaşında Türkiye’ye geldiği ve aynı zamanda ABD vatandaşı olması ABD’de büyük tartışmaya neden olurken, gazeteciler, Furkan’ın çifte vatandaş olduğu ortaya çıkar çıkmaz hükümet yetkililerine ne tür girişimlerde bulunulduğunu, gemideki Amerikalılara hükümetin neden sahip çıkmadığını sorguladı.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Crowley, önceki günkü basın toplantısında konuyla ilgili gelen soru yağmuruna “Gemilerde ABD vatandaşları olduğunu biliyorduk. İsrail’deki konsolosluk görevlilerimiz, hastaneleri ziyaret eden yetkililerle temas kurmuştu. Konsolosluk görevlileri morga da gitti. Ancak o sırada çifte vatandaşlıktan haberimiz yoktu. Öğrenir öğrenmez aile ile temas kurduk. Konsolosluk görevlimiz Furkan’ın babasıyla buluşup başsağlığı dileklerimizi iletti. Büyükelçimiz Jim Jeffrey de yakında aileye ulaşacak. FBI şimdilik işin içinde değil. Ama yabancı ülkede bir Amerikalı öldüğünde şartları değerlendirme ve bir suç işlendiğine inanıyorsak, o ülkeyle birlikte çalışıp kendi soruşturmamızı yürütme seçeneğimiz var. Amerikan vatandaşlarının dünyanın her yerinde sağlığını gözetiriz. Hükümet olarak bu bizim temel sorumluluğumuz” diye cevapladı.