“Recep Bey” diye seslendiği Başbakan Erdoğan’la Türkiye İhracatçılar Meclisi 17. Olağan Genel Kurulu’nda karşılaşan gelen iki liderin tokalaştıkları, ancak vermemeleri dikkat çekti.
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanlığına seçilmesinden sonra kutlamadığı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilk defa dün Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin Genel Kurulu’nda karşılaştı. Kılıçdaroğlu ile tokalaşarak, “Hayırlı olsun” dedikten sonra kürsüye çıkan Erdoğan, bu kez [...]
“Recep Bey” diye seslendiği Başbakan Erdoğan’la Türkiye İhracatçılar Meclisi 17. Olağan Genel Kurulu’nda karşılaşan gelen iki liderin tokalaştıkları, ancak vermemeleri dikkat çekti.
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanlığına seçilmesinden sonra kutlamadığı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilk defa dün Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin Genel Kurulu’nda karşılaştı. Kılıçdaroğlu ile tokalaşarak, “Hayırlı olsun” dedikten sonra kürsüye çıkan Erdoğan, bu kez yüzüne karşı eleştiriler yöneltti.
Salona Kılıçdaroğlu’ndan sonra giren Erdoğan, girdiğinde konuklar ayağa kalktı. Ön sırada oturanlarla tek tek tokalaştı. Ancak Kılıçdaroğlu, ayağa kalkmak için Erdoğan’ın kendisine iyice yaklaşmasını bekledi. Erdoğan, sıra Kılıçdaroğlu’na geldiğinde başıyla selam verdi ve elini uzatarak, “hayırlı olsun” dedi.
Kılıçdaroğlu da Erdoğan ile tokalaşarak teşekkür etti. Konuşmasını yaptıktan sonra yine Kılıçdaroğlu’nun yanına giderek, Mesud Barzani ile görüşmesi nedeniyle toplantıdan ayrılmak zorunda olduğunu belirten Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını beklemeden salondan ayrıldı.
Başbakan Erdoğan Genel Kurul’un açılış konuşmasının bir bölümünü Kılıçdaroğlu’na eleştirilere ayırırken, Kılıçdaroğlu’nun da cevabı gecikmedi.
Erdoğan, popülizmin ciddi bir siyaset hastalığı olduğunu ifade ettiği konuşmasında “Geçmişte bu siyaseti yaşadık. Bu çirkin siyasetten bu millet çok çekti. 70’lerin siyaseti bu, Türkiye’ye bir şey kazandırmaz. Ne aldatan ne aldanan olacağız. Gerçekçi olacağız.Yapamayacağınızı vaat etmeyeceksiniz. Yapacağınızı
söyleyeceksiniz ama söylerken ortaya reçeteyi koyacaksınız. ‘Ben şu, şu, şu şekilde gerçekleştireceğim’ diyeceksiniz. Efendim, ‘Sen git de biz gelelim de ondan sonra biz nasıl yapacağız görürsün.Yok öyle 25 kuruşa simit. Eğer vatanını seviyorsan, milletini seviyorsun bunu şimdiden söylersin. Hükümet bu gerçekçi yaklaşıma kulak ardı yapıyorsa milletim, sandığa geldiğinde hesabı sorar. Bundan hiç endişen olmasın. Kendinize göre bazı tespitler, teşhisler yaparsınız, bu siyasette çok daha kolaydır. Biliyorsunuz 1’e 5 dağıtanlar olur, 1’e 2 dağıtanlar olur ama sonra Züğürt Ağa’ya dönersiniz. Geldiğimizde bunları hep yaşadık, gördük” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından sonra kürsüye gelen Kılıçdaroğlu ise son derece sakin olarak başladığı konuşmasında, Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’nu ‘Siyasi popülizm yapmakla’ suçlamasına seçim döneminde kendi memleketi Tunceli’de dağıtılan yardımları hatırlatarak verdiği cevapta, Başbakan’ın populizmle ilgili sözlerine aynen katıldığını vurgulayarak, “Sayın Başbakan çok güzel bir şey söyledi. ‘Popülizm bir tuzaktır, doğru değildir’
dedi. Aynen katılıyorum. Ama Allah aşkına söyler misiniz, Tunceli’de Allah’ın kışında buzdolabını ben mi dağıttım? Kim yaptı bunu?”
Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin çok büyük alkış aldığı görülürken sürdürdüğü konuşmasında, Erdoğan’ı sürekli ‘bardağın dolu tarafından’ bahsettiğini de söyleyen Kılıçdaroğlu AK Parti’nin yaptığı her şeyin yanlış olduğunu iddia etmediklerini belirterek, bozuk bir saatin bile günde iki kez doğruyu gösterdiğini, sekiz yıldır görevde olan AK Parti iktidarının da mutlaka bazı doğruları hayata geçirdiğini ifade etti. Doğru kararlar alındığında parlamentoda buna destek verdiklerini de belirterek, “Sayın Başbakan diyor ki, ‘Paramız çok değerli. Elbette ülkemizin parası değerli olmalı, ama paraya değer katan üretimdir, sıcak para değildir. Ben istihdam yaratmayan büyüme kavramını AKP hükümeti ile gördüm. Büyüme var, ama istihdam yaratmıyor. Nasıl bir büyüme anlayışıdır bu?.”
Erdoğan’ın geçmişte karşılıksız para basılmasından şikayet ettiğini de hatırlatan Kılıçdaroğlu, bunun önlenmesi için yasa çıkaranın da Bülent Ecevit hükümeti olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, “CHP’nin hiçbir zaman popülizm adına yapılamayacak şeyleri vaat etmediğini söyleyerek “Örneğin biz, ’3 ayda işsizlik oranı yüzde 10’a inecektir’ demedik. Sayın Başbakan bunu söylediğinde ben CHP grubunda şunu söyledim: Sayın Başbakan bizden çare bekliyor, 3 ayda işsizlik nasıl yüzde 10’a inecek bir açıklasın biz de öğrenelim, dedim. Bu mucize nedir, biz bunu göremedik” dedi.
TİM Genel Kurulu’nda konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da, konuşmasında, yeni dünya düzeninde “Türkiye’ye ve Türk dünyasına barikat görevi yüklemek isteyen küresel güçlerin oyununa gelinmemesi” gerektiğini dile getirdi. Şandır, “Üretimi merkeze almayan bir ihracat, yabancının parasıyla yabancının ürününü tüketen ara malı kullanılarak yapılan bir kalkınma modelinin bizi yeni yüzyılın ilk çeyreğinde küresel güç yapmaya yetmeyeceğini bilmemiz lazım” dedi.