“Artık Kasetle Besleniyorlar”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Burdur mitinginde hükümeti eleştirerek, “Telefonları dinlemeyeceğiz. Kasetçi iktidara hesap soracağız” dedi. “3 dil biliyorum, işsizim” diyen partili bir gence Kılıçdaroğlu, “Telefonla konuş Recep Bey duyuyor” dedi. Burdur, Bucak ve Uşak’ta halka hitap eden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinge giderken yolu üzerindeki emeklilerin olduğu bir kahveyi [...]



Bu Habere Yorum Yapın






Reklam


Kategori;
Gündem,Siyaset
Tarih;
11 Mayıs, Çarşamba, 2011
Saat: 4:51 am
Okunma: 21
Yorum: 0 "Yorum Yap"
Bu Haberi Paylaşın;
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
+ Yazıyı Büyült | - Yazıyı Küçült

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Burdur mitinginde hükümeti eleştirerek, “Telefonları dinlemeyeceğiz. Kasetçi iktidara hesap soracağız” dedi. “3 dil biliyorum, işsizim” diyen partili bir gence Kılıçdaroğlu, “Telefonla konuş Recep Bey duyuyor” dedi.

Burdur, Bucak ve Uşak’ta halka hitap eden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinge giderken yolu üzerindeki emeklilerin olduğu bir kahveyi ziyaret ederek, emeklilerin derdini dinledi, “Aldıklarınız aylıklarınızdan memnun değilsiniz. Bu emeklilerin sorunlarını çözeceğiz sizden destek istiyorum” diye oy istedi.
‘Başbakan Kemal’ sloganları ile miting alanına gelen Kılıçdaroğlu, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte vatandaşları selamlayarak yaklaşık 3 bin kişiye hitap ederken, 12 Haziran’dan sonra yeni bir tarih başlayacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, CHP’nin iktidara gelmesiyle emekliden, çiftçiden, süt üreticisinden, sanayiciden, esnaftan yana bir tarih başlayacağını, CHP ile halkın iktidarının kurulacağını belirterek “Haramilerin iktidarı bitecek, halkın iktidarı kurulacak. Cumhuriyet’in bütün birikimlerini evinin eşyası gibi satan bir düzeni bitireceğiz.”

Bu dönemde yem fiyatlarının 22 liradan 38 liraya çıktığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, “Sloganları vardı, vardı ‘Türkiye büyüsün statüko sürsün’ diyorlardı. Vatandaş büyüyormuş, işçi zenginleşiyormuş, emekli zenginleşti mi, engelli zenginleşti mi? Kim zenginleşti? Recep Tayyip Erdoğan ve yandaşları zenginleşti, köşeyi döndü. Ne diyorlar, ’istikrar devam etsin’. Ne istikrarı? Bunun adı istikrar değil. İstikrar yaratırız, çalışırız herkesin kazandığı bir ülkede istikrardan söz edersiniz. Bir avuç insanın kazanıp milyonların kaybettiği yerde istikrardan söz eder misiniz? Recep’in istikrarıdır o.”

Kılıçdaroğlu, CHP’nin geçmişte proje üretmediğine ilişkin eleştirildiğini de hatırlattığıkonuşmasında, “Şimdi projeden boğuldular, sesleri çıkmıyor. Fikir yok, düşünce yok adamlarda. Şimdi sabah akşam bizi kötülüyorlar, eleştiriyorlar. Çünkü yapacakları bir şey yok” diyerek, Başbakan Erdoğan’a çeşitli dönemlerde bir televizyon programında bir araya gelmek üzere çağrıda bulunduğunu ancak Erdoğan’ın olumsuz cevap verdiğini söyleyerek, “Neymiş? ‘Ben onun karşısına çıkmam.’ Ben bilirim niye çıkmayacağını. Korkuyorsun. Korkma, yürekli ol, adam gibi adam ol. Madem eleştiriyorsun gel karşıma. Bakın Obama Amerika’da başkan, seçimlere girecekler, diğer parti lideri ile televizyona çıkarlar. Niye korkmuyor onlar. Almanya’da oluyor, Fransa’da, İngiltere’de de oluyor. İki lider karşı karşıya geliyor. Millet de seyrediyor. Kim doğruyu söylüyor. ‘Efendim ben senin karşına çıkmam.’ Çıkmam deme, çıkamam de, adam gibi doğruyu söyle.”

Telefon dinlemeleri ve kaset olaylarına da değinen Kılıçdaroğlu, “Telefonları dinlemeyeceğiz. Dinleyenlere ders vereceğiz. Kasetçi iktidara hesap soracağız. Onlar kasetle beslenir. Bunların derdi ne? Vatandaşın bu kadar derdi varken neden bunlarla uğraşırlar. Vatandaşın bu kadar derdi varken neden bunlarla uğraşırlar. Memleketi yönetmek için yasadışı yollardan beslenmek ayıp değil mi? İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 13 ay kamera koymuşlar. 13 ay değil, 13 yıl koymazsan namertsin.”

Kılıçdaroğlu’nun konuşması sırasında kürsüye yaklaşan bir gencin İngilizce, Almanca, Rusça bildiğini, buna rağmen iş bulamadığını söylemesi üzerine, “Telefonla konuş Recep Bey duyar” dedi.
ÖSYM’nin savcılığa verdiği savunmada ‘Şifre de yok’ dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Yalana bakın. Hem diyorsun ‘var’, resmi diyorsun ‘yok.’ 1 milyon 700 bin çocuğun ahı, günahı onların boynuna. Onlardan hesap sormak da benim boynumun borcu.

Bugün bir gazetemizin manşetinde YGS sınavını protesto etti diye bir çocuğumuzun okuldan atıldığını okudum. O işin başındaki ar damarı çatlamış adam koltuğunda oturuyor. İnsanda biraz utanma olur. 1 milyon 700 bin çocuğun hakkını yedin. Bu sınava iktidar niye sessiz kalıyor? CHP yapsa kıyamet kopmuştu. Bakın yandaş medyaya haber var mı? Bir de ahlaktan söz eder. Ahlaklıysan 1 milyon 700 bin çocuğun hakkını yiyenden hesap sorarsın. Geçen beyefendi miting yapmış ’kişi başına gelir 20 bin dolar oldu’ demiş. Var mı sizde? Yandaşlarda var. 20 bin dolar ne demek, aradık ceplerini, her taraftan para çıktı diyorlar.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen hafta aramaların ve tutuklamaların olduğu İzmir’e gitti ve Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu ziyaret etti. Belediye operasyonunda tutuklananların yakınlarıyla da görüşen Kılıçdaroğlu, basına kapalı ziyaretin ardından, Konak Meydanı’nda parti otobüsünün üzerinden toplanan vatandaşlara, İzmir’e yeniden geleceğini söyleyerek, “Şimdi burayı, İzmir’i ele geçirmek için devletin gücünü kullanan siyasi iktidara ‘istediğin kadar güç kullan, İzmir’i ele geçiremezsin’ demek için geldim. İzmir’i seviyoruz, İzmirliyi seviyoruz. İzmir’in o aydınlık insanları, hepinize merhaba diyorum” dedi.

Kılıçdaroğlu, Aziz Kocaoğlu’nu ziyaret etmek ve aramalar konusunda bilgi almak için geldiğini belirterek, “Hiç meraklanmayın, buraya sadece Aziz başkanı ziyaret etmek, bilgi almak için geldim, ama siz öyle anlaşılıyor ki korsan bir miting düzenlemişsiniz. Ben sizi Silivri’ye göndermez miyim?” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu konuşmasında, “Belediyeleri denetlesinler, hiç korkumuz yok. Ama istediğimiz şu, niye ayrıcalık yapıyorsun? CHP’li belediyeyi denetliyorsan öbürünü de denetle. Öbürünün yolsuzluk yapma özgürlüğü mü var?
Rüşvetçinin el defterini gönderdim, dedim ki, ‘şu defleri al, bak rüşvet toplamış’. Bana verdiği cevap, ‘Rüşvet defteri var ama toplayanın imzası yok.

İzmir’e sonuna kadar güveniyoruz. Neymiş, İzmir’i süsleyen çiçekleri alıyorum. Nereden? Köylüden, Bayındır’dan, kadınların el emeği olan ürünleri alıyorum, kadınlar kazansın üretsin diye, onun için suçlanıyorum.Neymiş, yazlık sinemalarda gösteri yapılmış. Allah aşkına, bir belediyenin görevi, sosyal belediyecilik diye bir şey yok mu? Halkın ayağına tiyatroyu, sanatı götürmek ne zamandan beri suç oldu? Halkın alınterini değerlendirmek ne zamandan beri suç oldu? Çocuklara okulda süt içirmek ne zamandan beri suç oldu? Kooperatiflerle iş birliği yapmak ne zamandan beri suç oldu? Eğer Aziz Kocaoğlu Hollanda’dan tanesi 1 milyon 250 bine ihalesiz otobüs alsaydı, o otobüsler de yokuş çıkmasaydı, sorun çıkmazdı. Ama böyle bir şey yapmadı. Yapan adam koltuğunda oturuyor.

İzmirlinin AKP’ye gereken dersi vereceğine değinen Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda Aziz Kocaoğlu’nun elini tutarak havaya kaldırdı.