Bahçeli: “Hesaplaşmadan Helalleşmem”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın balkon konuşmasında seçim kampanyasındaki kırgınlıklar için helalleşme istemesiyle ilgili olarak “Hesaplaşma olmadan helâlleşme olmaz. Hükümet olarak seçimlerde MHP’ye kurulan tuzakları, kaset tezgâhlarını ortaya çıkarıp yargıya teslim etmeliler’” dedi. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından ilk yüz yüze demecini Milliyet Gazetesi’nden Fikret Bila’ya veren Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın yüzde 50’yi nasıl bulduğu [...]



Bu Habere Yorum Yapın






Reklam


Kategori;
Gündem,Siyaset
Tarih;
15 Haziran, Çarşamba, 2011
Saat: 4:00 pm
Okunma: 3
Yorum: 0 "Yorum Yap"
Bu Haberi Paylaşın;
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
+ Yazıyı Büyült | - Yazıyı Küçült

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın balkon konuşmasında seçim kampanyasındaki kırgınlıklar için helalleşme istemesiyle ilgili olarak “Hesaplaşma olmadan helâlleşme olmaz. Hükümet olarak seçimlerde MHP’ye kurulan tuzakları, kaset tezgâhlarını ortaya çıkarıp yargıya teslim etmeliler’” dedi.

Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından ilk yüz yüze demecini Milliyet Gazetesi’nden Fikret Bila’ya veren Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın yüzde 50’yi nasıl bulduğu sorusunun cevaplarından biri olarak gördüğü raporu göstererek “Şimdi Meclis dışında kalan partilerin oy oranlarına bakıyorum. 2007 seçiminde Meclis dışında kalan sağ partilerin oy toplamı yüzde 12.99 olmuş. 12 Haziran 2011 seçiminde ise bu partilerin aldığı oy toplam yüzde 4.04 düzeyinde. Aradaki 8.45 oranındaki oyun da AKP’ye gittiği anlaşılıyor. Yüzde 50’ye ulaşmada bu oyların kaymasının da önemli etkisi olduğunu düşünüyorum. Küçük partilerin oyları da AKP’de toplanmış görünüyor.”

Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın, balkon konuşmasında seçim kampanyasındaki kırgınlıklar alınganlıklar için helâlleşme istemesine ilişkin, “Başbakan’ın balkon konuşmasında iki önemli konu vardı. Birisi, hesaplaşma yerine helâlleşme sözüydü. Hesaplaşma olmadan helâlleşme olmaz. Hesaplaşmadan helâlleşmem. Helâlleşmeden önce bir hesaplaşma yapılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hükümeti olarak, seçimlerde MHP’ye kurulan tuzaklar, kaset tezgahlarını ortaya çıkarmaları, yargıya teslim etmeleri, böylece hesaplaşmanın yapılması gerekir. Eğer bu oyunların içinde devletin kurumları varsa, onlar ortaya çıkarılsın ve hesap sorulsun. Önce bunu yapsınlar. Ayrıca meydanlarda MHP’nin hiç hak etmediği bin bir çeşit hakaretler yapıldı, iftiralar atıldı. Tehditler savuruldu. Bunlar için de özür dilemeleri gerekir. Özür dilemeden de helâlleşme olmaz. Kendisi bizim meydanlardaki bazı sözlerimiz için yargıya başvurarak hesaplaşmaya yöneldiğine göre, helâlleşmeden önce hesaplaşma istemek bizim de hakkımızdır” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın yeni anayasa konusunda muhalefet partilerinin kapısını çalacağını, uzlaşma arayacağı konusundaki sözleriyle ilgili olarak Bahçeli, yeni anayasa konusunda uzlaşma sağlanabilmesi için önerilerini açıklarken, “Bizim önerimiz şu: Meclis açılıp TBMM Başkanlık Divanı oluşturulduktan sonra çalışmalar başlayabilir. TBMM Başkanı’nın öncülüğünde bir ortak komisyon kurulabilir. Bizim önerimiz bu komisyona her partinin iki milletvekili ve bir de hukuk profesörü vermesidir. Her parti bu komisyona kendi anayasa ön hazırlığını bir rapor olarak sunar. Her partinin anayasa çalışması masaya yatırılır. Böylece uzlaşılacak konular belli olur. Bundan sonra kesinlikle uzlaşma sağlanamayan konular tespit edilir ve bunlar kamuoyuna açıklanır. Uzlaşma sağlanan konular üzerinde de çalışma devam eder ve metin yazılır. Bizim anayasa hazırlığımız tamam. Böyle bir komisyona sunacak durumdayız. Bize göre çalışmanın bu yöntemle yapılması gerekir. Ancak başka bir projeleri varsa, AKP’nin bir dayatması söz konusu olacaksa, böyle bir çalışma yürümez, onun da kamuoyuna açıklanması gerekir. O zaman bir başka yol olarak AKP-CHP-BDP bir metin üzerinde anlaşırlar ve onu açıklarlar. Bu durumda biz de bu metin üzerindeki görüşlerimizi açıklarız.

bizim kırmızı çizgilerimiz var ki, bunlar Türkiye Cumhuriyeti’nin de kırmızı çizgileridir bize göre. Üç başlık altında toplayabiliriz: 1- Anayasanın başlangıç metni; 2- Anayasanın ilk üç maddesi; 3- Demokratik özerklik gibi taleplerle Türkiye’yi bölünmeye götürecek madde teklifleri. Anayasa’nın başlangıç metni ve ilk üç maddesi konusunda hassasiyetimiz yüksektir. Keza, özerklik gibi, iki dil gibi Türkiye’yi bölünmeye götürecek tekliflere de kesinlikle karşı dururuz” diye konuştu.