Uğur Dündar’ın hazırlayıp sunduğu ‘Arena’ programına katılan Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Eksen kayması” tartışmalarına iişkin, Türkiye’nin izlediği dış politika ile ilgili bir tereddüt ve sorgulama içine girdiğini ve yeni arayışlara yöneldiğini kaydederek, “Bunda da yanlış bir şey yoktur. Önemli olan bunun çok sağlam değerlendirmelere ve sağlam verilere dayalı olarak götürülmesidir. Türkiye’nin Arap ve [...]
Uğur Dündar’ın hazırlayıp sunduğu ‘Arena’ programına katılan Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Eksen kayması” tartışmalarına iişkin, Türkiye’nin izlediği dış politika ile ilgili bir tereddüt ve sorgulama içine girdiğini ve yeni arayışlara yöneldiğini kaydederek, “Bunda da yanlış bir şey yoktur. Önemli olan bunun çok sağlam değerlendirmelere ve sağlam verilere dayalı olarak götürülmesidir.
Türkiye’nin Arap ve Müslüman ülkelerle ilişkilerinin çok ileriye götürülmesi gerektiğini her zaman söylüyorum. Bunu eksen kayması olarak kabul etmem, karşı çıkarım. Türkiye’nin İslam Kalkınma Bankası üyeliği ve işbirliği ının altında Baykal’ın imzası var. O zaman da bize suçlamalar yapıldı, bu kırılmadır diye. Ne kırılması. Türkiye’nin dış politikada yeni arayışlara yönelmekte olduğu açıktır” dedi.
Tüm dünyada İsrail’in Gazze politikasına karşı büyük bir tepki olduğunu söyleyen Baykal, “Gazze’deki trajik olaylar tahammül edilen bir manzara değil. Dünya İsrail’in ablukasına tepkili. Türkiye’nin de Türkiye’nin bu tablo karşısında fiilen olaya müdahil olması çok önemlidir. Haftalar öncesinden belli bir medya tarafından çok önemli gelişmeler olabilir, sorunlar çıkabilir dendiği göründü. Bu ayarlanmıştır, oluşturulmuştur.
Baykal, “Gazze’ye Türk insanının sahip çıkmasını göğsüm kabararak izliyorum” diyerek, ancak hükümetin işin içine karışmasını çok yanlış bulduğunu kaydederek, Hükümetin, MİT’in ve devletin bütün kurumlarının işin içinde olduğunu kaydeden Baykal, şöyle konuştu: “Hükümet de işin içinde, milletvekili de işin içinde. Ama değilmiş gibi gözüküyor. Kimse kimseyi aldatmasın.” diyerek,
Hükümetin işin içine karışmasının Türkiye’yi çok zor duruma soktuğunu belirten Baykal, “Ciddi olmak lazım. Hükümet organize etmiştir bunu. MİT de bunun içindedir. İşin içindeler ama değilmiş gibi görünüyorlar. Risk olduğunu görüyorlar, milletvekilleri katılsın, katılmasın tartışması… Gemi Antalya’dan çıktı, Başbakan Yardımcısı “Mısır’a gidecekti” diyor, Ulaştırma Bakanı başka şey diyor. İsrail’in yanlışına devlet olarak karşı çıkarsan bu olmaz. Bakın, Güney Kıbrıs izin vermedi. Biliyor ki İsrail bir yanlış yapıyor, herkesin tepkisini çekiyor ama, o yanlışla ben devlet olarak, muhatap olmaya kalkarsam, başka bir süreç işleyecek. Bakın Amerika’dan sayın Fethullah Gülen ‘İsrail’den izin alın diyor’. Niye? İşte bunun için. Onu göze aldınız mı çok daha ileri noktalara gitmeniz gerekir. 9 kişinin öldürülmesi cinayettir. Buna göz yuman hükümet sorumludur. Hükümetin hiç rolü olmasa da bu 9 insanın hesabını sorması gerekmez mi? Nutuk atıyorsun.. Bu ağır bir yenilgidir. Bu olay siyaseti ile faciadır, uygulamasıyla faciadır. Hükümet eziktir, bu eziklik duygusu en ileri hakaretleri yapmaya neden oluyor. BM’de kınama kararı bile alamadık. Karar olarak Başbakanlık bildirisi çıktı. Dünya bizim arkamızda durmadı. Bu Türkiye’de yazılmıyor diye kimse böyle zannetmesin.
Bir hükümet zayıflamaya başlayınca en tehlikeli duruma gelir, macera arayışı, bir kestirme yolla bu sıkıntıdan çıkma arayışı… Bu iktidarlara olmadık işler yaptırır. Bu tehlikeli sonuçlar doğurur. İç politikadaki hataları telafi etmek için dış politika kartı oynanıyor. Ben bu çabaları hükümetin içine düştüğü perişan hali gizlemeye çalışmak olarak görüyorum.” dedi.
“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çok konuşmasın, kimsenin avukatlığını yapmasın, Baykal da birilerinin avukatlığını yaptı, bak başına neler geldi” şeklinde konuşan Bülent Arınç’ın sözlerine ilişkin Baykal, “Maalesef bu değerlendirme siyasi hayatımızda gereken şekilde irdelenemedi, ele alınamadı, çünkü bunun altında itiraf ve tehdit yatıyor.
İtiraf, Baykal’ın başına çok konuştuğu için çorap ördük itirafıdır. Benim için sürpriz değildir. Yaşanan olaylarda hükümetin ağır sorumluluk taşıdığı kanısındayım. Başbakan’ın bilgisi ve onayı dahilinde birtakım şeylerin yapıldığı kanısındayım. Her geçen gün, bunun böyle olduğu daha çok ortaya çıkıyor. Kemal Beye yönelik olarak da tehdit vardır. Yani senin de başına bir çorap öreriz. Ama bunu ciddiye alması hiçbir şekilde söz konusu olamaz. Bunlar AKP’nin içine girdiği durumun sonuçlarıdır. CHP buna teslim olmaz, olmayacaktır” dedi.
Arınç’ın “TSK artık CHP’nin arka bahçesi değil” şeklindeki konuşmasını değerlendiren Baykal, “Hiçbir zaman TSK, CHP’nin arka bahçesi olmamıştır. CHP siyasetini bir an bile TSK ile birlikte götürme anlayışı içinde olmamıştır. CHP hiçbir zaman TSK’ye böyle bir bekleyiş, arayış içinde kesinlikle olmamıştır. Bunların her birisi gerçeğe aykırı olması bir yana, yakışıksız, TSK’ye zarar veren, Türk demokrasisine zarar veren, haksız ithamlardır.”
Açılım başladığından bu yana 118 şehit verildiğini söyleyen Baykal, “Başbakan “Zamanlamaya dikkat edin” diyor. “Anayasa değişikliği için referandum sürecinde terörü arttırıyorlar” diyor. Bu kadar saptırma olur. Açılım politikası ile anaların gözyaşı dinecek değil miydi? Kürt kökenli vatandaşların sıkıntılarını çözecek bir açılım yapılması gerektiğini biz söyledik. Onlar sorunu PKK ile çözmeye kalktılar. Süreler önerdiler, anayasa değişikliği için tavizler verdiler. Onlara seslendi “Beni anlayın” dedi, ama onların anlamaya niyeti olmadığı görüldü”