Deniz Baykal İstanbul’daki konuşmasında TEKEL İşçilerinin sorunuyla ilgili Başbakan Erdoğan’a çağrıda bulunarak, “Tayyip Bey, seni asker değil ama TEKEL işçileri götürecek. Pazartesi bu işi çöz” dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal CHP İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaretinde kongrelerde yeni seçilen 39 ilçe başkanıyla bir araya gelerek yaptığı görüşmeden sonra basına yaptığı açıklama sırasında TEKEL işçilerinin eylemine Başbakan’ın [...]
Deniz Baykal İstanbul’daki konuşmasında TEKEL İşçilerinin sorunuyla ilgili Başbakan Erdoğan’a çağrıda bulunarak, “Tayyip Bey, seni asker değil ama TEKEL işçileri götürecek. Pazartesi bu işi çöz” dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal CHP İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaretinde kongrelerde yeni seçilen 39 ilçe başkanıyla bir araya gelerek yaptığı görüşmeden sonra basına yaptığı açıklama sırasında TEKEL işçilerinin eylemine Başbakan’ın yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, İşçilerin 50 gündür Ankara’nın dondurucu soğuğunda yaptıkları eylemin toplumun vicdanını harekete geçirdiğini söyleyerek TEKEL işçisi olayının, kendi boyutlarının ötesinde bir önem kazandığını vurgularken ” buradan uyarma ihtiyacı hissediyorum. Bu iktidar, Tayyip Bey, hesabını iyi yapsın. Tayyip Bey, seni asker değil ama bu TEKEL işçisi götürecek. Bu iş oturmuştur artık. Çekilen acılar ortadadır. Eylem 50 günü geçti. Oradaki işçiler kimseyi üzmeden, rencide etmeden davalarını anlatmaya çalışıyorlar ve buyurgan, aldırmaz bir üslupla karşı karşıyadırlar. Bu, insanlık duygularını rencide eden bir manzara haline gelmiştir. Tayyip Bey, Pazartesi günü bu şansı kullansın. Bu işi bitirsin. Tavsiye ederim. İnadı bıraksın Sayın Başbakan, Pazartesi günü ‘dediğim dedik’ demekten vazgeçsin.TEKEL işçilerinin özlük haklarına el uzatmaktan vazgeçsin. Bu, onun özelleştirme konusundaki hatalarının bedelidir. Artık Türkiye’de herkese, her dediğini kabul ettiremeyeceğinin ortaya çıkmasının bir ifadesidir. Bunu içine sindirsin ve bu işi bağlasın.
Baykal konuşmasında, Türkiye’de, devletin kurumlarını tahrip etmeyi amaçlayan bir kargaşa yaşandığını ifade ederek Türkiye’de bir “darbe demagojisi yaşandığını” ve darbe gibi bir arayış olmamasına rağmen bu konunun sürekli gündemde tutulduğunu, ortada düzmece belgeler, uydurulmuş iddialar, gereksiz bir panik ve telaş yaratma ortamı bulunduğunu öne sürdü.
“Darbe lafından geçilmiyor. Türkiye’de darbe yok, komplo var. Darbe yok, pusu var pusu” diyen baykal, “Yiğitçe, açıkça tartışarak değil, tertip yaparak, belge imal ederek, karalamaya yönelik tezgahlar kurarak yürütülen bir savaş var. ‘Asimetrik’ diyorlar. Asimetrik harekat ne demek? İşte o, pusu demek, kalleşçe demek. Bunun milletimize anlatılması lazım. Türkiye’deki bu kargaşa, planlanmış, hazırlanmış, öngörülmüş bir kargaşadır ve devletin kurumlarını tahrip etmeyi amaçlayan bir kargaşadır. Önümüzde bu süreci noktalama şansı normal olarak seçimdedir ama iktidarın seçimden kaçmakta olduğunu görüyoruz. Seçimden uzak durmaya çalışıyor ama inşallah ayağına dolanacaktır. Önümüzdeki dönemde, bir referandum vesilesiyle de olsa bu iktidar kendisinden kurtulma şansını eğer milletimize verecek olursa inanıyorum ki Türkiye, bu şansı en iyi şekilde değerlendirecektir. Ordusunu hedef olarak kabul eden bir iktidarın ülkesine yarar getirmesi söz konusu olabilir mi? CHP olarak tek amacımız sandığa gitmek” şeklinde konuştu.
CHP Lideri, ülkede devletin kurumlarına, yargıya karşı açılmış bir savaş olduğunu ifade ettiği konuşmasında, “Yargıtay başkanı ‘yangın var’ diyor. Silahlı kuvvetlere karşı açılmış bir savaş var. Türkiye’de silahlı kuvvetlere karşı bir kampanya götürülüyor. Bu kampanya sahipsiz mi, arkasında kimse yok mu? Kimler planlıyorlar. Bunun arkasındaki gerçek nedir? Bir iktidar kendi ülkesine, silahlı kuvvetleri ezerek başarıya ulaşabilir mi?” şeklinde konuştu.