Baykal: “Yapılan Haksızlığa Tepkimizi Koymamız Gerekir”

Ermeni tasarısı oylamasıyla ilgili olarak, değerlendirme yapan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Bu haksızlık karşısında Türkiye, öncelikle Ermenistan ile imzalanan protokolü yürürlükten çıkarmalıdır. Protokol TBMM’den geri çekilmelidir” dedi.
Star Ana Haber Bülteni’ne katılarak gündemle ilgili soruları cevaplayan Baykal,  Ermeni tasarısının oylaması sonucu çıkan kararla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine “Türkiye’nin tarihini ve Türkiye Cumhuriyetini suçlayıcı bir anlayışın, [...]



Bu Habere Yorum Yapın






Reklam


Kategori;
Dünya, Gündem, Siyaset
Tarih;
6 Mart, Cumartesi, 2010
Saat: 2:49 pm
Okunma: 63
Yorum: 0 "Yorum Yap"
Bu Haberi Paylaşın;
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
+ Yazıyı Büyült | - Yazıyı Küçült

Ermeni tasarısı oylamasıyla ilgili olarak, değerlendirme yapan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Bu haksızlık karşısında Türkiye, öncelikle Ermenistan ile imzalanan protokolü yürürlükten çıkarmalıdır. Protokol TBMM’den geri çekilmelidir” dedi.

Star Ana Haber Bülteni’ne katılarak gündemle ilgili soruları cevaplayan Baykal,  Ermeni tasarısının oylaması sonucu çıkan kararla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine “Türkiye’nin tarihini ve Türkiye Cumhuriyetini suçlayıcı bir anlayışın, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’na bir kez daha hakim olmuştur. Bunu esef ve üzüntüyle karşılıyorum. Bu karar karşısında milletçe kararlı bir tavır içinde olmamız gerek” diye cevaplayan Baykal, Bu kararın, tarihte yaşanan acı olaylara ve tarihi trajediye insani sorumluluk duygusuyla yaklaşma, tarihi gerçekleri ortaya çıkarma ve vicdanları tamir etme anlayışıyla ilgisi bulunmadığına işaret ederek, “Bunun hala yüzyıl sonra gündemde tutulmasının altında yatan temel neden, insanlığın vicdanı değildir, tarih karşı sorumluluk duygusu değildir, doğrudan doğruya siyasal bir anlayıştır. Bu siyasal anlayış, Türkiye’yi soykırım iddiasıyla baskı altına alma, Türkiye siyasetini soykırım iddiasıyla yönlendirme çabasıyla ilgilidir. Biz kesinlikle bu olayın Türkiye’ye karşı düşmanca bir davranış olarak ortaya çıktığını net bir biçimde ortaya koymalı ve buna göre tavır takınmalıyız”
’soykırım iddiasını ortadan kaldıracağız’ diyerek ortaya çıkan AK Parti iktidarının bazı adımlar attığını ancak oylamanın, “bu adımların geçerli olmadığını gösterdiğini” söyledi.
İktidar, Ermenistan ile protokol imzalayarak, bu protokol aracılığıyla Amerika’yı soykırım iddiası konusunda yumuşatabileceği umuduna yöneltti. Bu umudun gerçekleşmediği ortaya çıkmıştır. O protokolün imzalanması, ne Türkiye-Amerika arasında soykırım tartışmasını ortadan kaldırma bakımından, ne Türkiye Ermenistan arasındaki ilişkinin dostane bir çerçeveye oturması bakımından, ne Ermenistan- Azerbaycan arasındaki ilişkinin barışçıl istikamette gelişmesi açısından hiçbir yarar getirmemiştir.
Baykal onaylanan bu kararın Türkiye’ye karşı “baskı, yönlendirme ve şantaj konusu” olarak kullanıldığını ifade ederek kararın arkasında Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkisi konusunda yeni bir noktaya çekilmesi hesabı bulunduğunu” savunurken “Biz buna yeşil ışık yaktık. Bir protokol imzaladık. Bu yanlış olmuştur. Bu haksızlık karşısında Türkiye öncelikle bu protokolü yürürlükten çıkarmalıdır. Türkiye, imzalamış olduğu protokolü TBMM’den geri çekmelidir. Soykırım ithamlarının Türkiye’yi bu konuda daha ileri bir işbirliğine çekemeyeceği, tam tersine Türkiye’nin maruz kaldığı haksızlığa tepki göstereceğini ortaya koymamız gerekir” diye konuştu.

Baykal, anayasa değişikliği ve yargı reformuna ilişkin sorulan soruya verdiği cevapta, “Hükümet’in kendi özel ihtiyacı doğrultusunda böyle bir çalışma yaptığını, AKP’nin muhalefette de kendini güvence altına almaya çalıştığını” söyleyerek yargı organlarının bu konudaki girişimleretümünün karşı çıktığını savunan Baykal, “Ortada bir tuzak vardır. Yargı reformu olarak getirilmek istenen, AKP’nin yargı organları üzerindeki denetimini güvence altına almaktır. AKP, yüksek yargıya nüfuz edememiştir. Şimdi yüksek yargıya nüfuz etmeye çalışıyor. AKP yüksek yargıya nüfuz ederse ne yargı daha bağımsız olur ne Türkiye’deki anayasal sistem daha demokratik olur. Tam tersine… Şimdi HSYK’ya, Yüce Divana üye seçecek. Yarın iktidardan düşerlerse bunlar yargılayacak. Buna yönelik hazırlıklar var. Hiçbir şekilde kabul edilebilir değil” dedi.