İsrail’in yayınladığı rapora göre, Mavi Marmara baskını yasal. İsrail’in İnsani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine geçtiğimiz Mayıs ayında İsrail askerleri tarafından düzenlenen ölümcül baskına ilişkin soruşturmayı yürütmek için oluşturduğu Turkel Komitesi yürüttüğü soruşturmanın ilk sonuçlarını yayınlamaya başladı. Komite, hem baskının hem de Gazze’ye denizden uygulanan ablukanın uluslararası kurallara göre yasal olduğu sonucuna vardı. İsrail basınına [...]
İsrail’in yayınladığı rapora göre, Mavi Marmara baskını yasal.
İsrail’in İnsani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine geçtiğimiz Mayıs ayında İsrail askerleri tarafından düzenlenen ölümcül baskına ilişkin soruşturmayı yürütmek için oluşturduğu Turkel Komitesi yürüttüğü soruşturmanın ilk sonuçlarını yayınlamaya başladı. Komite, hem baskının hem de Gazze’ye denizden uygulanan ablukanın uluslararası kurallara göre yasal olduğu sonucuna vardı.
İsrail basınına sızan bilgilerde, ilk bulgular, donanma askerlerinin yanlış yapmadığını savunurken, raporun kendisinin de askerleri temize çıkarması halinde uluslararası soruşturmaları dikkate almayan İsrail yönetiminin, bunu bir aklama unsuru olarak kullanmasına kesin gözüyle bakılıyor
Bazına sızan bilgilere göre raporun ilk kısmında da İsrail’in Gazze ablukasının gerekçeleri ve bu ablukayı korumasının nedenleri ortaya konuyordu. Raporda ayrıca filoyu organize edenlerin kimlikleri ve amaçları hakkında da bilgi verileceği kaydediliyor. Raporun sonunda ise Mavi Marmara saldırısının uluslararası hukuku ihlal etmediği ve askerlerin kendilerini korumak için ateş açtığı savunuluyor.
Raporun iki gözlemcisi Kanada’dan Ken Watkin ve İrlanda’dan Lord David Trimble’ın, raporun sonuçlarını okuyarak imza attıkları belirtildi.
İsrail hükümetinin oluşturduğu iç soruşturma komitesinin, Mayıs 2010’da Gazze Özgürlük Filosu’na İsrailli komandolarınca yapılan baskınla ilgili hazırladığı 300 sayfalık araştırma raporunun İngilizce kopyası, baskını inceleyen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin bilirkişi heyetine de gönderilecek.
Baskın hakkında kendi hazırladığı raporu daha önce BM’ye sunan Türkiye, dokuz Türk’ün öldürüldüğü baskından tamamen İsrail’i sorumlu tutarken, İsrail ise askerlerinin ateş açmadan önce gemideki aktivistlerin saldırısına uğradığını ve meşru müdafaa kapsamında silahlarına başvurduklarını belirtmişti.