KCK/TM iddianamesindeki yeni ayrıntıya göre, Talabani, DTP’lilerle görüşerek, “Benim Apo ile ilişkim var. Avukatları aracılığıyla mektup gönderdi. Bu talepleri Türk yetkililerine de iletmiştim. Bayramda PKK’dan ateşkesi ben talep ettim” demiş Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 151 sanık hakkında PKK’nın gizli sivil yapılanması KCK/TM ile ilgili hazırladığı iddianamede, kapatılan DTP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek’in bilgisayarından elde [...]
KCK/TM iddianamesindeki yeni ayrıntıya göre, Talabani, DTP’lilerle görüşerek, “Benim Apo ile ilişkim var. Avukatları aracılığıyla mektup gönderdi. Bu talepleri Türk yetkililerine de iletmiştim. Bayramda PKK’dan ateşkesi ben talep ettim” demiş
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 151 sanık hakkında PKK’nın gizli sivil yapılanması KCK/TM ile ilgili hazırladığı iddianamede, kapatılan DTP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek’in bilgisayarından elde edilen bir dökümanda, Kuzey Irak’a yapılan ziyaret ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile yapılan görüşmenin tutanağı yer aldı. 15 Aralık 2008’de Talabani’nin Süleymaniye’deki konutunda yapılan ve bilgisayara, “Celal Talabani ile yapılan görüşme” başlıklı tutanakta konuşmalar özetle;
Celal Talabani: “Hoş geldiniz sizi görmek güzel, burası sizin eviniz. ”
Ahmet Türk: Devlet PKK’yi tasfiye etmek istediğini söylüyor. Peki PKK tasfiye olursa Kürtler’e ne verecek bu belli değil. PKK’yi beğenmeyebilirsin ama tasfiye edilirse bütün Kürtler için çok olumsuz bir durum olur. PKK silah bıraktığı zaman ne olacak? Kürt kültürü ve kimliği için güvence veriyor musunuz? Kürtler açısından önemli olan diplomaside ortak dil kullanmaktır. Dünyaya bunu göstermeliyiz, barışı istemeyen Kürtler mi yoksa devlet mi bunu göstermeliyiz. Dünyaya anlatabilirsek bunu barış için çok önemli olur. Mam Celal kadar tecrübemiz yok. Ama biz Türkiye’yi iyi tanıyoruz. Türkiye’de PKK kayıtsız şartsız silah bıraktığında Kürtler’e çok büyük olumsuzluklar yaşatacaktır” diye soran Ahmet Türk’e ,
“CELAL TALABANİ: “Benim Apo ile bir ilişkim var. 2 Kasım’da bana avukatları aracılığıyla bir mektup gönderdi. Ben bu talepleri Türk yetkililerine de iletmiştim. Benim PKK ile de bir diyalogum var. Bu bayramda ben talep etmiştim ateşkesin uzatılması konusunda da bir yaklaşım oldu. Silah bırakma ve ateşkes ilan etme arasında fark var. Ben silah bırakma yanlısı değilim. Ateşkes ilan edilsin. Silah bırakmanın karşılığı var. Ateşkes ilan etmek ise, Türkiye’de çalışan arkadaşların mücadelesini yükseltmek için olmalıdır. Yine PKK’nin bir talebi vardı; genel af onu dile getirdik. Biz, MİT müsteşarları ile PKK’nin bazı ilişkileri var, sizin bilginiz dahilinde mi dedik. Erdoğan, ‘MİT müsteşarının tüm ifadeleri benim ifademdir’ dedi.”
Emine Ayna: “2000′den sonra PKK bizim ısrarımızla 7 yıl tek yanlı ateşkes ilan etti. Türkiye’de bu dönem içerisinde yoğun operasyonlar yapıldı. Diyarbakır’da parkta patlama oldu. Çocuk, kadınlar öldü. Ateşkesin ilan edildiği gün oldu, PKK’ye tek taraflı ateşkes ilan etmesi için yüzümüz kalmadı. Sorunun çözümünde PKK aktördür. Dost çevrelerle PKK’siz bir araya gelirsek yanılırız. Çözüm konusunda PKK de dahil olursa daha iyi çözeriz. Ulusal kongrede onun da imzası olursa daha anlamlı kararlar çıkar. Ben dünyayı tanıyorum. Kürtler’e de, PKK’ye de hizmet eder. Terörist listesinden çıkarır. Ben bu hükümetin de bunu kabul edeceğini sanmıyorum. ama bir mücadeledir sonuçta.”