Deniz Feneri soruşturmasıyla ilgili iddiada bulunan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu elindeki Almanya’da Deniz Feneri e.V davasında kurye olarak adlarının geçtiğini belirttiği iki kişi arasındaki para teslimatına ilişkin belgelerle açıklama yaparak, “Paraların nereden gelip kimlere gittiği ortaya çıkacak” dedi.
Kılıçdaroğlu bir basın toplantısı düzenleyerek, Deniz Feneri ile ilgili Almanya’da yapılan yargılama ile Türkiye’deki süreci [...]
Deniz Feneri soruşturmasıyla ilgili iddiada bulunan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu elindeki Almanya’da Deniz Feneri e.V davasında kurye olarak adlarının geçtiğini belirttiği iki kişi arasındaki para teslimatına ilişkin belgelerle açıklama yaparak, “Paraların nereden gelip kimlere gittiği ortaya çıkacak” dedi.
Kılıçdaroğlu bir basın toplantısı düzenleyerek, Deniz Feneri ile ilgili Almanya’da yapılan yargılama ile Türkiye’deki süreci hatırlattığı açıklamasında, Türkiye’de uzun zamandır devam eden soruşturmada hangi delillere ulaşıldığını bilmediğini belirtirken, “Ancak soruşturma sürecine ilişkin olarak ciddi kaygılar taşıdığımızı da belirtmek isteriz. Özellikle yapılan aramalarda izlenen yöntem bu kuşkularımızı beslemiştir. Kaldı ki Almanya tarihinin en büyük soygunu olarak adlandırılan davanın, aslı da asıl failleri de Türkiye’de olduğuna göre, soygunun Türkiye boyutunun Almanya ‘dan büyük olduğu kuşkusunu haklı olarak aklımıza getirmektedir.
Bazı asli faillerin soruşturma aşamasında konuşmama haklarını kullanmaları da bu görüşümüzü perçinlemektedir. Ayrıca bazı AKP yetkililerinin Türkiye’deki asli faillerle olan ilişkileri de soruşturmanın önündeki en ciddi engellerden biri olarak görülmektedir” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, belgelerin Türkiye’deki Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmaya önemli bir katkıda bulunacağını belirterek, 18 belgenin orijinalinin de kendisinde olduğunu belirttiği 2’sinin fotokopilerini basın mensuplarına gösterdi.
“Tutanaklardan ikisi orjinaldir. Yani ıslak imzalı olan tutanaklar. Bu belgelerin asıllarını ve bunların dışında diğerlerinin tümünün fotokopisi var elimizde. Bunlar savcılığa teslim edilecektir. Bu belgelerde toplanan paraların kimler tarafından Türkiye’ye getirildiği yazmaktadır” diye açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Ayrıca bunların dışında 16 tane daha tutanak var. Toplam 4 milyon 580 bin euroluk bir rakam. Bunları savcılığa teslim edeceğiz. Eminim bu belgeler Almanya’da açılan 2.Deniz Feneri davasının da önemli delilleri arasında yer alacaktır.
Bu belgelerin altında imzası olan Hakkı Sadal ile İzzet Kurum Deniz Feneri e.V davasında adları geçen kişiler. Hakkı Sadal kurye görevini üstlenen kişi Deniz Feneri çevresinde ‘amca’ adıyla geçiyor. İzzet Kurum ise Almanya’da görülen davada mahkum olan Mehmet Gürhan’ın kayın biraderi. Yine Türkiye’ye para akışında önemli kuryelerden biri olarak soruşturuluyor. Almanya’da açılan davanın savcılık iddianamesinde, İzzet Kurum ve Hakkı Sadal’ın Almanya’dan Türkiye’ye getirilerek Zekeriya Karaman’a elden teslim edilen paraların kuryeliğini yaptığı belirtiliyor. Bu tutanaklardan ikisi orijinaldir. Yani güncel anlatımla ‘ıslak imzalı’.
Tutanaklarda imzası olan Hakkı Sadal ile İzzet Kurum’un gerek Türkiye’de gerek Almanya’da Kanal 7 çalışanı olup olmadıklarının da savcılıkça sorgulanması gerekmektedir. Çünkü soygunun asıl patronları bunlar değildir, paraları teslim alan, yolsuzluğu organize eden asıl faillerin bulunması gerekiyor.
4 milyon 580 bin euronun Türkiye’de niçin ve kimler için harcanmıştır?” diye soran Kılıçdaroğlu, konunun 4208 Sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Yasa çerçevesinde de soruşturulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “İnsanların en temiz duygularını sömürerek, yolsuzluk yapanlardan hesap sorulmasını ve yolsuzluk yapanların yargı karşısına çıkarılmasını bekliyoruz” diye konuştu.