Nükleer santral kurulması konusunda, halkın kararının sorulması gerektiğini ifade eden muhalif partiler, “Sayın Başbakan’ın kör bir inat uğuruna milletin hayatıyla kumar oynamaya hakkı yoktur” dedi. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, partisinin Mersin Milletvekili Behiç Çelik, Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, Japonya’da meydana gelen depremin ardından [...]
Nükleer santral kurulması konusunda, halkın kararının sorulması gerektiğini ifade eden muhalif partiler, “Sayın Başbakan’ın kör bir inat uğuruna milletin hayatıyla kumar oynamaya hakkı yoktur” dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, partisinin Mersin Milletvekili Behiç Çelik, Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, Japonya’da meydana gelen depremin ardından bütün dünyayı tehdit eden nükleer felaketin, Türkiye’nin yeni başlayacağı nükleer santral sürecini yeniden gözden geçirmesi için yeterli bir sebep olduğunu söyledi.
Şandır, Başbakan’ın Akkuyu’daki nükleer santralin temelinin nisan ayında atılacağını söylediğini hatırlatarak, bu yaklaşımı “topluma karşı saygısız ve sorumsuz bir anlayış olarak değerlendirdiklerini” belirtti.
“Sayın Başbakan’ı yeniden düşünmeye, sağduyulu olmaya davet ediyoruz. Sayın Başbakan’ın kör bir inat uğuruna milletin hayatıyla kumar oynamaya hakkı yoktur. Akkuyu ve Sinop’ta kurulması düşünülen nükleer santrallerin yeniden değerlendirilmesini, üzerinde yeniden düşünülmesini, bu kararın ertelenmesini halkımız ve gelecek adına talep ediyoruz” diye konuştu.
Kurulması planlanan iki nükleer santral ile üretilmesi düşünülen enerjinin, tasarruf yoluyla kazanabileceğinin hesaplandığını ifade eden Şandır, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili potansiyelin de harekete geçirilebileceğini belirtti.
Şandır daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplarken, “Bedelli askerlik konusu gibi nükleer santral de referanduma götürülebilir mi?” şeklindeki soruya, “Başbakan aslında bu nükleer santral konusunu referanduma götürmelidir. Millet kendi geleceğine kendi özgür iradesiyle karar vermelidir” diye cevapladı.
Şandır bedelli askerlikle ilgili değerlendirmesinde, “Biz bu konuda konuşmamayı tercih ediyoruz. Askerlik toplumun ortak paydasıdır. Hükümet ne yapacağını topluma açıklamalıdır. Eğer bedelli askerlik bir ihtiyaçsa, ilgili kurumlar bunu olabilir buluyorlarsa, görev hükümete düşmektedir. Hükümet bunun nasıl yapılacağını tanzim etmelidir. Hem kurumsal hem siyaset zemininde bir mutabakat temin edilerek gündeme getirilmelidir” dedi.
Mehmet Haberal’ın CHP’ye başvuruda bulunmasını da değerlendiren Şandır, “Sayın Haberal iki yıldır ortaya konulmayan bir suçlamayla gözaltında tutulmaktadır. Bunun en kısa zamanda bitirilmesini istiyorum. Sayın Haberal ile ilgili bize ulaşan bir talep olmamıştır. Sayın Haberal’ın gönlünde CHP üyeliğinin yattığı ortaya çıkmıştır. Hayırlı olmasını diliyoruz.
Emekli Korgeneral Engin Alan’ın milletvekilliği adaylığı konusunda parti yönetimi karar verecek ama Engin Alan partimizin üyesidir. Bize göre bir kahramandır ve şu anda suçsuzdur. Suçsuzluk karinesi herkes için geçerlidir. Aday olmak isterse önünde hiç bir engel bulunmamaktadır. MHP onu üye yaparak zaten bu yöndeki talebine sıcak baktığını ifade etmiştir” diye konuştu.
Öte yandan DSP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, yazılı bir açıklama yaparak, Japonya’da meydana gelen deprem ve tsunaminin, bütün dünyada bir kez daha nükleer santrallerin güvenliğini gündeme getirdiğini belirterek, nükleer enerji politikalarını dünyada pek çok ülke gözden geçirirken, Türkiye’de fay hattı kuşağındaki Mersin Akkuyu’da nükleer reaktör inşaatının yapım çalışmalarının başlatılmasına ilişkin hazırlıkların son aşamaya geldiğine işaret etti.
Ağırbaş açıklamada, “Nükleer santraller en ileri teknoloji ve güvenlik seviyesinde inşa edilseler bile fay hattı üzerinde kurulacak olmaları, ülkemizdeki ve komşu ülkelerdeki vatandaşların hayatını risk altına almak demektir. Buna kimsenin hakkı yoktur. Bedelli askerlik konusunun dahi referanduma sunulması gerektiğini beyan eden Başbakan, gelecek nesillerimizin hayatını risk altına alan ve çevremiz üzerinde ciddi tahribatlar açabilecek nükleer santrallerin kurulmasını referanduma sunmalıdır. 12 Haziran’da gerçekleştirilecek seçimler, nükleer santrallerin kurulmasına ilişkin ulusumuzun görüşünün sorulması için referanduma gidilmesine olanak sağlayan kaçınılmaz bir fırsattır. 12 Haziran’da, seçimlerin yanı sıra ülkemizde nükleer santral kurulmasına ilişkin halkın kararını belirlemek üzere bir sandık daha konulmalı.”
TBMM Başkanlığı’na Başbakan Erdoğan’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi veren Ağırbaş, 12 Haziran’da yapılacak seçimlerde, nükleer santral kurulması konusunda bir sandık daha konulup konulmayacağını sorarken, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman da soru önergesinde, yeni bir risk değerlendirmesi yapılıp, nükleer santral yapma kararının gözden geçirilip geçirilmeyeceğini öğrenmek istedi.