Orgeneral Koşaner’den 4 İddiaya 4 Cevap

Erzincan iddianamesi’nin sadece gizli tanık ifadelerine dayandığını ileri süren Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, “Soruşturma safhasında askeri makamlardan hiçbir bilgi istenmeden yapılan bazı suçlamalar, kamuoyuna gerçek verilere dayandırılmış gibi yansıtılmış, kamuoyunda yanlış algılamaların yerleşmesine neden olunmuştur” diye konuştu.
Orgeneral Koşaner, iddianamede yer alan bazı suçlamalarla ilgili yaptığı değerlendirmelerde,
- Birinci İddiada, Gizli tanık beyanlarına [...]



Bu Habere Yorum Yapın






Reklam


Kategori;
Gündem
Tarih;
15 Mart, Pazartesi, 2010
Saat: 6:29 am
Okunma: 24
Yorum: 0 "Yorum Yap"
Bu Haberi Paylaşın;
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
+ Yazıyı Büyült | - Yazıyı Küçült

Erzincan iddianamesi’nin sadece gizli tanık ifadelerine dayandığını ileri süren Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, “Soruşturma safhasında askeri makamlardan hiçbir bilgi istenmeden yapılan bazı suçlamalar, kamuoyuna gerçek verilere dayandırılmış gibi yansıtılmış, kamuoyunda yanlış algılamaların yerleşmesine neden olunmuştur” diye konuştu.

Orgeneral Koşaner, iddianamede yer alan bazı suçlamalarla ilgili yaptığı değerlendirmelerde,

- Birinci İddiada, Gizli tanık beyanlarına dayandırılarak, 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesinde 3’üncü Ordu Komutanlığı bünyesinde Seminer adı altında toplantılar düzenlendiği, seçimler sonrasında darbe yapılması planlandığına dair iddiaya ilişkin olarak, TSK tatbikat programını göstererek, “Bu programa göre 3’üncü Ordu Komutanlığı’nda 13-14 Ocak 2009 tarihlerinde iç güvenlik semineri icra edildi. Bu seminerler her yıl yaklaşık olarak aynı tarihlerde yapılır. Seminerle ilgili emir ve sonuç raporları elimin altındadır. Seminere daha önce belirlenen katılımcılar dışında kimse katılmadı. Soruşturmayı yürüten savcı, seminer konusunda askeri makamlardan hiçbir bilgi ve belge talebinde bulunmadı. Sadece Erzincan Orduevi’nde 2009 yılında kalanların tam dökümünü istedi. Kendisine güvenlik gerekçesiyle böyle bir listenin verilemeyeceği hatırlatılatılıp, isim sorarsa yanıtlanacağı yazıldı. Ancak böyle bir istek gelmedi.”

- İkinci iddiada ise, İddianamede ele geçirilen bir CD’deki bilgilere göre 3’üncü Ordu Komutanı’nın Erzincan ve çevresindeki köyler ile özel olarak ilgilendiği ve bu köylerin ihtiyaçlarının giderilmesi için ordunun imkanlarının kullanıldığı belirtiliyor. Mezhep ayrımcılığı ile darbeye zemin hazırlandığı iddiasına yer veriliyor.
Koşaner, bu iddiayla ilgili açıklamada “TSK, her türlü toplumsal gelişim çabasına katkı sağlamayı görev edinmiştir. Bu kapsamdaki faaliyetler “Toplumsal Gelişme Destek Faaliyetleri” adı altında TSK çapında esasa bağlanmıştır. Bu faaliyetlerde en önemli kıstas, hiçbir ayrım yapmadan gelir durumu en düşük yerlerden başlanarak imkânlar ölçüsünde destek sağlanmasıdır. Örnek olarak okullara kitap, malzeme yardımı, okuma yazma kursları, sağlık, giyecek, gıda yardımı gibi. 3’üncü Ordu Komutanlığı’nın faaliyetlerinde de en yoksul köylere yardım edilmiş, bu köyler özel olarak seçilmemiştir.”

- Üçüncü İddiada da, Eski Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı’nın Eskişehir’de gözaltına alınıp Erzurum’a getirildiği 28 Ocak 2010 günü, Erzincan’daki 3’üncü Ordu Komutanlığı, askeri araçları şehirde konvoy halinde yürüttü. Özel yetkili savcı bu hareketi soruşturmaya gözdağı verme girişimi olarak iddianameye koydu.
Orgeneral Koşaner, “Bu konvoy mart başında Kars’ta yapılan Kış Takbikatı’na katılacak olan muharebe araçlarıdır. Kars’a kadar yapılacak uzun yolculuk öncesinde araç ve şoförler denendi. Bu eğitim intikali ile ilgili emir Eskişehir Jandarma Komutanı’nın gözaltına alındığı 28 Ocak tarihinden tam 13 gün önce 15 Ocak’ta verildi. Herhalde 13 gün önceden bir tutuklamayı tahmin mümkün değildi. Ayrıca kullanılan güzergâh kent içinden geçmedi, trafik polisleri eşliğinde intikal tamamlandı.

- Dördüncü İddia, ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’ isimli belgeyi imzaladığı iddia edilen Albay Dursun Çiçek, askeri helikopterle nisan veya mayıs 2009’da Erzincan’a geldi, orduevinde bazı subaylarla kahvaltı ederken görüldü.
Koşaner, “Erzincan’a gelen her helikopterin manifestosu hava meydanı sorumlusu personel tarafından kayıt altına alınır, saklanır. Manifesto ve orduevi kayıtları dikkatle incelendi, bilgi sahibi olması muhtemel personelin bilgisine başvuruldu. Anılan kurmay albayın Erzincan’a askeri helikopterle gelip, orduevinde kalmış olması kesinlikle söz konusu değildir.” diye değerlendirmelerde bulundu.