İrtica İle Mücadele Eylem Planı’nın’ altında ıslak imzası bulunduğu öne sürülen Kurmay Albay Dursun Çiçek Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelerek Ergenekon Savcıları Zekeriya Öz ve Fikret Seçen tarafından sorgulanmasının ardından tutuklanması talebiyle İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Kurmay Albay Dursun Çiçek sevk edildiği İstanbul 9′uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararla tutuklandı.
Kararın ardından bir açıklama [...]
İrtica İle Mücadele Eylem Planı’nın’ altında ıslak imzası bulunduğu öne sürülen Kurmay Albay Dursun Çiçek Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelerek Ergenekon Savcıları Zekeriya Öz ve Fikret Seçen tarafından sorgulanmasının ardından tutuklanması talebiyle İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Kurmay Albay Dursun Çiçek sevk edildiği İstanbul 9′uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararla tutuklandı.
Kararın ardından bir açıklama yapan Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek’in avukatı Mustafa Çevik, “savcılık sorgusunda öncelikle Anayasa’nın 145. maddesine göre savcılığın müvekkilimi sorgulama yetkisi bulunmadığını bildirdik. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, kendisini yetkili görerek soruşturmasına devam etti. Bu sırada savcılıktan, müvekkilimin lehine olacak delillerin de toplanması ve bu manada söz konusu belgenin uzman referans laboratuvarlarına gönderilerek rapor alınmasının talep ettik fakat savcılık talebimizi kabul etmedi. Hukuki dayanaktan yoksun tutuklama talebiyle müvekkilim Nöbetçi İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi, nöbetçi hakim İdris Asan, yaptığımız savunmayı CMK’nın öngördüğü şekilde tutanaklara geçirmedi.
Nöbetçi hakim Asan, konuya ilişkin itirazımız üzerine, ‘her şeyi yazmak zorunda olmadığını, özetleme yaptığını’ bildirmiştir. İtirazlarımızda ısrar etmemiz üzerine, karar vereceğini belirtip, müvekkilimle beni dışarı çıkarmış, bir müddet sonra tekrar huzura çağırarak müvekkilimin tutuklandığını tebliğ etmiştir. Müvekkilim ve benden, bize ait olmayan tutanakları imzalamamızı istemiş, ancak tutanaklar tarafımızdan imzalanmamıştır. CMK’nın 268. maddesi çerçevesinde zabıt katibine tutuklamaya ilişkin itiraz beyanlarımız yapılmak istenmiş, ancak hakim ‘yarın yazın, getirin’ şeklinde tepki göstererek, zabıt katibi marifetiyle itiraz hakkımızın kullanılmasını engellemiştir. Tüm engellemelere rağmen adliyenin zor koşullarında yazdığımız itiraz dilekçesi, havale etmesi için hakim İdris Asan’a götürülmüş, ancak hakim, dilekçeyi bugün değil, yarın inceledikten sonra havale edeceğini bildirmiştir. Nöbetçi savcıyla irtibat kurularak, hakimin dilekçemizi havale etmek zorunda olduğu belirtilmiş, adliye servisinde savcının yanında uzun tartışmalar sonucu dilekçenin havale edilmesi sağlanmıştır” dedi.
Çevik, müvekkili hakkında yargısız infaz yapıldığının belirtileri olduğunu öne sürerek,”Kaldı ki, daha savcılık sorgusu sırasında ifadeler tamamlanmadan televizyonda müvekkilimin tutuklanma talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildiği haberi yer almış, savcılarla birlikte bu haber müvekkilim ve tarafımdan izlenmiştir. Müvekkilimin yorumu, ’sanki bir yerlerden talimat alıyorlar’ şeklinde olmuştur şeklinde konuştu.
Kurmay Albay Çiçek’in avukatı, müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin müktesebatına, kazanımlarına, hukuk kurallarına, ceza muhakemesinin temel kurallarına aykırı olarak tutuklanmasına karar verildiğini ifade ederek, “Müvekkilim Genelkurmay’da, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargahında kurmay albay olarak görev yapmaktadır. Çağdaş ceza hukukunda tutuklama kararları istisnai kararlardır. Müvekkilim, hakkında tecelli eden hukuk dışı tutuklama kararıyla adeta cezalandırılmıştır” şeklinde yaptığı açıklamaya devamla, Albay Çiçek’in ‘terör örgütüne üye olmak’ suçundan tutuklandığını belirterek, Çiçek’in de imzanın kendisine ait olmadığını ve belgenin TÜBİTAK ve ODTÜ ile yurt dışı referans laboratuvarlarında incelenmesini talep ettiğini açıkladı.