Batı, Dış Politika Hareketlerimizi Yorumluyor

The Economist Dergisi’nde Türkiye’nin son dönemde bölgesindeki rolü ve dış politka uygulamalarını konu alarak yazılan makalede, “Türkiye Ortadoğu’ya dönüyor” yorumu yapıldı.
“Türkiye ve Ortadoğu-Doğuya ve Güneye Bakmak” konulu makalede, “Avrupa’nın kararsızlığından bıkan ve sıkılan Türkiye, Arap komşularıyla yıllardır süren husumetini değiştiriyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkler Ortadoğu’ya geleli 1000 yıl oldu. Bu bin yılın yarısı [...]



Bu Habere Yorum Yapın






Reklam


Kategori;
Kahve Molası
Tarih;
31 Ekim, Cumartesi, 2009
Saat: 10:35 am
Okunma: 75
Yorum: 0 "Yorum Yap"
Bu Haberi Paylaşın;
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
+ Yazıyı Büyült | - Yazıyı Küçült

The Economist Dergisi’nde Türkiye’nin son dönemde bölgesindeki rolü ve dış politka uygulamalarını konu alarak yazılan makalede, “Türkiye Ortadoğu’ya dönüyor” yorumu yapıldı.
“Türkiye ve Ortadoğu-Doğuya ve Güneye Bakmak” konulu makalede, “Avrupa’nın kararsızlığından bıkan ve sıkılan Türkiye, Arap komşularıyla yıllardır süren husumetini değiştiriyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkler Ortadoğu’ya geleli 1000 yıl oldu. Bu bin yılın yarısı bölgeyi yönettiler. Ama Osmanlı İmparatorluğu çöküp, Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulunca, eski köklerinden koparak, Avrupa’ya yöneldiler ve Amerika’nın Sovyetler Birliğiyle soğuk savaşını kabul ettiler” şeklinde değerlendiriliyor.
Makalede son 7 yılda Türkiye’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yla ihracatının 7 kat artarak 2008 yılında 31 milyar dolara ulaştığı belirtilerek, Türklerin artık Ortadoğu’ya geri döndüğü öne sürüldü.
 Türkiye’nin Nabucco Projesi gibi enerji projelerine attığı imzanın yanında  Ortadoğu ve Arap ülkelerinde yaptığı yatırımlara da dikkat çekilerek Kuzey Irak’ta imzaladığı pek çok altyapı anlaşması ile alışveriş merkezleri, oteller ve okullar yaptığı, Başbakan Erdoğan’ın İran ziyaretinin ve İran’ın nükleer enerjiyi sivil amaçlarla üretebilme hakkı olduğu konusundaki sözlerinin de  hatırlatıldığı  ve son zamanlardaErmenistan’la da ilişkilerini yumuşatarak imzaladığı protokollerden söz edildiği ve Davutoğlu’nun “Stratejik Derinlik” adlı kitabı vurgulanarak “komşularla sıfır problem” politikasının anlatıldığı belirtiliyor. 
Türkiye’nin başarılı olmasındaki önemli etkenin bölgedeki güç boşluğunun olduğunun altı çizilerek, birçok Arabın Türkiye’yi daha ılımlı bir denge ve Batıya açılan bir pencere olarak görmesi, Türkiye’nin bölgede olumlu karşılanmasının bir başka nedeni olduğu ifade ediliyor.
Makalede, Doğu’ya ilginin Batı’ya karşı soğuma anlamına gelmediğini anlatan Türk yetkililerin, Türkiye’yi kullanışlı bir köprü, barış için bölgesel bir güç ve demokrasi modeli olarak sunduklarını ve batılı ülkelerin de bu görüşe katıldıkları, ancak Batının bu tavrının değişebileceği anlatılarak, “Eğer Türkiye’nin AB’ye katılım amacı ölür ya da Türkiye İran’a baskı girişimlerini zayıflatıyor gibi görünürse, Batının bu ılımlı tavrının değişebileceğini”kaydediliyor.