Hasretinden Ölecekler!

Terörist başı Abdullah Öcalan kendisiyle  İmralı’da kalan diğer 5 mahkumla birlikte 12 Ocak’tan itibaren eylem kararı aldıklarını, cezaevindeki şartlar düzeltilinceye ve tüm haklar verilinceye kadar ortak görüşe çıkmayacaklarını açıklayarak, “Bundan sonra bu durumlar düzeltilmeyene kadar ortak görüşe çıkmayacağım” dedi.
Terör Örgütü elebaşısı Öcalan avukatlarıyla görüşmesinde yaptığı açıklamasında, “Bundan sonra bu durumlar düzeltilmeyene kadar ortak görüşe çıkmayacağım” [...]



Bu Habere Yorum Yapın






Reklam


Kategori;
Kahve Molası
Tarih;
16 Ocak, Cumartesi, 2010
Saat: 1:03 am
Okunma: 57
Yorum: 0 "Yorum Yap"
Bu Haberi Paylaşın;
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
+ Yazıyı Büyült | - Yazıyı Küçült

Terörist başı Abdullah Öcalan kendisiyle  İmralı’da kalan diğer 5 mahkumla birlikte 12 Ocak’tan itibaren eylem kararı aldıklarını, cezaevindeki şartlar düzeltilinceye ve tüm haklar verilinceye kadar ortak görüşe çıkmayacaklarını açıklayarak, “Bundan sonra bu durumlar düzeltilmeyene kadar ortak görüşe çıkmayacağım” dedi.
Terör Örgütü elebaşısı Öcalan avukatlarıyla görüşmesinde yaptığı açıklamasında, “Bundan sonra bu durumlar düzeltilmeyene kadar ortak görüşe çıkmayacağım” diyerek sağlık durumunun iyi olmadığını ve bulunduğu odadan şikayet ederken “Odamın dışında jeneratör çalıştırılıyor sürekli ses çıkarıyor. Bu da beni çok rahatsız ediyor” şeklinde konuştu.
Avukatlarıyla görüşmesinde terörist başının, cezaevi şartlarını değerlendirdiği, yeni odasında nefes alma ve uykusuzluk sorunu yaşadığını belirterek, “Hiç doğru dürüst uyuyamıyorum. Uyku ciddi bir problem. Yeni yapılan yer ustalıkla, bilinçli ince planlamayla yapılmış bir yerdir. Çok masraf edilmiş. Kendimi 15 metre derinlikte bir kuyunun dibinde gibi hissediyorum.  Odanın havalandırmasını pencereyi açarak sağlıyorum. Havalandırmada oturamıyorum. Havalandırma yeri yüksekçe beton duvarlardan oluşan ve sadece beş ile yedi metre uzunluğunda olan bir alandan oluşuyor. Eski havalandırmadan daha küçük. Üstü de tam açık değil. Sadece orada yürüyebiliyorum. Ancak derinliğin etkisiyle basınç yüksek. Diğer mahkumlarla, Haftada on saat görüşme hakkımız varken haftada sadece bir saat görüşebiliyoruz. Bugüne kadar toplam dört kez görüştüm. Ancak son görüşmede görüşme süresini elli dakikaya indirdiler. Mevcut yasa ve yönetmeliklerini dahi uygulamıyorlar. Eğer doğru dürüst bunlar uygulanmayacaksa görüşmenin ne anlamı var. Biz de dün arkadaşlarla durumu değerlendirdik. Bu şartlar düzeltilinceye ve tüm haklarımız verilinceye kadar ortak görüşe çıkmama kararı aldık. Bundan sonra bu durumlar düzeltilene kadar ortak görüşe çıkmayacağım. Kısa bir süre öncesine kadar burada Kürtçe konuşma yasağı vardı. Fakat bu yasak yönetmelikle kaldırıldı ancak biz henüz Kürtçe konuşmayı hiç denemedik. Denersek izin verilip verilmeyeceği ortaya çıkar. Buradaki şartlar çok zor. Avukatlarım ve ailem dışında diğer buradaki yetkililerle konuşma şansım yok.” diyerek avukatlarına sürdürdüğü açıklamasında, kendisine verilen 20 günlük hücre cezasının onaylandığını belirterek, “Onaylandığına dair karar tarafıma tebliğ edildi. Ancak kararın ne zaman uygulanacağını bilmiyorum. Herhalde yakında uygulamaya koyarlar. Yine 160 sayfalık savunmamın, Yol haritasına ilişkin kısmının AİHM’e gönderilmesi için talepte bulunmuştum. Gelen cevapta bu savunmamın eğitim, propaganda ve talimat içerdiği gerekçesiyle AİHM’e gönderilmeyeceğini belirtmişler. Kürtler çok direngen bir halktır ama başlarına nasıl bir tezgahın örüldüğünü tam anlayamıyorlar, bunun farkında değiller. Ben Şubat-Mart’tan sonra ne gelişir bilemiyorum. Savaşsınlar, barışsınlar demiyorum, talimat vermiyorum, ne yaparlarsa kendi kararlarını kendileri vermelidir. Kürtler kendi onurlarını korumayacaklar mı, kendi haklarından vaz mı geçecekler onlar karar verecekler. Öyle anlaşılıyor ki operasyonlara daha da yoğunluklu devam edecekler, tasfiye planı devrededir. Üzerimize daha da gelecekler. Her açıdan üzerimize gelecekler, bizi nefessiz bırakacaklar. Arkasından da askeri operasyon gelebilir. İşte Şubat ve Mart ayları geliyor. Ben nötr hale geleceğim aradan çekileceğim. Eğer çözüm için gelirlerse ben burada her zaman katkı sunmaya hazırım” diyerek
Öcalan, İmralı da kendisine yönelik daha önce olumsuzluklar yaşandığını ve provokasyon yaratılmaya çalışıldığını iddia ederek, “İşte üstüme çullandılar. Ben tepki verdim. Neden yapıyorsunuz dedim. Ancak onlar tavırlarından geri adım atmadılar. Karşılık verseydim belki beni öldürebilirlerdi de. Neden karşılık vermedim? Çünkü halkımın moralini yüksek tutmak, halkımın barış ve özgürlük ümidini korumak için daha fazla yaşamaya çalışıyorum” dedi.