
Perinçek’in 68 yıllık ‘karanlık’ macerası: TaÅŸeron mu, provakatör mü, ajan mı? Okuyun ve kararı siz verin.En büyük ‘Türk ulusalcı’ meÄŸer Ermeni kökenliymiÅŸ.
Bu iddianın sahibi Chronicle dergisi! İddialara göre Perinçek yaptığı eylemlerle bu ülkede yalnız Türklerin değil Türk halkıyla ayrısı gayrısı olmayan ve barış içinde yaşayan Ermenilerin de yüz karası oldu.
DoÄŸu Perinçek, Erzincan-EÄŸin’den.
EÄŸin’in de ApçaÄŸa köyünden.
İddiasına göre soyu Kafkaslara dayanıyor.
Eğin ve özellikle Apçağa üzerine yapılan araştırmalarda, buraya Kafkaslardan gelenlere rastlanmıyor.
Ermeni, Rum ve Anadolu’da yaÅŸamış diÄŸer halklardan geriye kalanlar yani “yerli sekene” ve biraz da Türkler oluÅŸturuyor EÄŸin ve ApçaÄŸa’nın nüfusunu.
Biz isterseniz önce ansiklopedik biyografisinden baÅŸlayalım ve sözü daha sonra ApçaÄŸa ve dede Mehmet Sadık Efendi’ye getirelim…
Siyasette hiçbir zaman varlık gösterecek kadaroy alamadı.
TBMM’negirmeyi baÅŸaramadı.
Amaher daim etkili oldu ve birşekilde gündeme oturmayıbildi.
Hatta çoğu zamangündem belirledi.
Açıkladığı MİT raporlarıyla, 28 ÅžubatDönemi’ndeki aktif tutumuyla yakın tarihimizde silinmez izlerbıraktı.
Dev-Genç’in genel baÅŸkanlığını yapacakkadar iyi sosyalistti.
Şimdi ise hafızalarımızda Ulusalcı yani Nasyonalsosyalist olarakyeretti.
AKP iktidarının ardından ortaya çıkan Kızılelma Koalisyonu’nunen önemli isimlerindendi.Adı ÅŸimdi Ergenekon TerörÖrgütü Davası iddianamesinde, örgüt kurucuları arasında geçiyor. DEV-GENÇ’İN BAÅžKANIYDI DoÄŸu Perinçek, 17 Haziran 1942′de babasının askerliÄŸi sırasında doÄŸdu. Üniversite yıllarında, 1962 ve 1963′te toplam on ay Almanya’da işçilik yaptı ve Almanca öğrendi.
Haziran 1964′te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.
Kamu Hukuku (Devlet Teorisi ve Kamu Hürriyetleri) kürsüsüne asistan olarak girdi.
1967 yılında Dönüşüm dergisi yazı kurulu üyesi ve başyazarı idi.
Almanya’da Türk Toplumcular Ocağı kurucusu ve ilk genel baÅŸkanı olmuÅŸtu.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesiydi.
TİP’in Bilim Kurulu’nda görev aldı ve Güvenlik Komitesi baÅŸkanlığı görevlerini yürüttü.
TİP içindeki “Devrimci Muhalefet” hareketinin önderlerindendi.
ERMENİ NÜFUS TÜRKLERE YAKLAŞMIŞTI Türk siyasi hayatının belki de en tartışmalı isminin hayatından satır başları böyle.
Ama biz biraz geriye, Erzincan-EÄŸin’e, oradan da ApçaÄŸa köyüne uzanmak istiyoruz.
Dedesinin babası Mehmet Sadık Efendi, 1850 tarihinde Apçağa köyünde doğdu.
Apçağa, o tarihlerde Abuçeh diye anılıyordu.
Özellikle yöredeki Ermeniler, Abuçeh adını kullanıyordu.
Babasının adı Hacı Mehmet, anne adı ise AyÅŸe’ydi.
Mehmet Sadık Efendi, EÄŸin’de (Kemaliye) belediye katipliÄŸi yaptı.
Daha sonraları muhtelif yerlerde posta müdürlüğü görevlerinde bulundu.
En son 1915 yılında Mekke’nin posta müdürlüğü görevini yürütmüştü.
Aynı tarihte ailenin bir başka yakın akrabası da Cidde posta müdürü idi.
Bu akraba, Cumhuriyet’in ilanı ve sonrasında yaÅŸanan devrimlerin ardından “ÇitlioÄŸlu” soyadını almıştı.
Yani ailenin bir kısmı bugün ÇitlioÄŸlu soyadını kullanmakta. Perinçek’in her ne kadaraile kökenlerinin Kafkasya’dan baÅŸladığınısöylese de kayıtlar öylegöstermiyor. Dedesi sonra dan müslümanlığıkabul eden Perinçek’inaile kayıtları da Ermenikökenli olduklarını gösteriyor. Kayıtlara bakıldığında Ondokuzuncu yüzyılın sonu ile yirminci yüzyılın baÅŸlangıcında bölgede ciddi bir Ermeni nüfus vardı.
Bunların önemli bir kısmı zanaatkâr ve esnaftı.
Ermeniler, daha çok Eğin kasabasında yerleşmişlerdi.
Özellikle kasaba içerisindeki mahallelerde pek çok Ermeni’nin ikâmet ettiÄŸi, bugüne kadar gelen belgelerden anlaşılmaktadır.
Kasabada Dörtyol Ağzı Mahallesi ile Süfela Mahallesi, Ermenilerin yoğun bulunduğu mahalleler arasındaydı.
EÄŸin’e baÄŸlı köylerde de Ermenilerin yoÄŸun bir surette yaÅŸadıkları çok rahatlıkla anlaşılabilmektedir.
Özellikle Gemer-gab (Kemer-gab), Apçağa ve İliç bu köylerin en iyi örnekleridir.
ApçaÄŸa, içinde çok az Müslüman’ın yaÅŸadığı bir Ermeni köyüydü.
Åžeriyye Sicillerin’de ApçaÄŸa ile ilgili on mahkeme kaydından sadece bir tanesi Müslümanlara aitti.
Mahkeme kayıtlarının onda dokuzu Ermenilere aitti.
Kısaca köyün önemli bir kısmı Ermeni’ydi; ancak az da olsa Müslüman nüfusun yaÅŸadığı kaynaklardan anlaşılmaktadır.
Aynı zamanda Apçağa köyü muhtarlarının ve köy ihtiyar heyetinin tamamı Ermenilerden meydana geliyordu.
Nitekim ApçaÄŸa’dan mahkemeye baÅŸvuran bir Ermeni’nin davasına köyün “muhtar-ı evveli Kozmoz veled Tebimbek” ile muhtar-ı sanisi “Hamtor veled Aleksan; ihtiyar heyetinden ise Kirkor veled Agop, Kirkor veled Artin, Karabet veled Nihayet” katılmışlardı. MUHTESİP MEHMET SADIK PerinçoÄŸlu ünvanının kökenini anlamak için yine Åžeriyye Sicilleri’ne bakmakta fayda var.
Burada adı geçen Perinçoğullarının hepsi Ermeni kökenlidir.
DoÄŸu Perinçek’in sınıf arkadaÅŸları da oldukça önemli isimlerden oluÅŸuyordu.
1964′te mezun olduÄŸu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden dönem arkadaÅŸları Mikdat Alpay ve UÄŸur Mumcu’ydu.
Alpay daha sonraki yıllarda MİT Müsteşar Yardımcılığı görevine kadar yükseldi.
28 Åžubat Dönemi’nde adından en fazla bahsedilen MİT görevlisi herhalde Mikdat Alpay’dı.
Hukuk Fakültesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) ile yanyana olduÄŸundan, Perinçek’in etkinlik alanı bu okula da sıçramıştı.
SBF, o günlerde siyasi çalkantıların tam odağındaydı.
Åžahin Alpay, Cengiz Çandar, Nuri ÇolakoÄŸlu, Ömer Madra, Cüneyt Akalın, Halil Berktay gibi o dönemin geleceÄŸi parlak SBF ve OrtadoÄŸu Teknik Üniversitesi asistanları, Perinçek’in etrafında toplandı.
Perinçek, 1968′de devrimci gençliÄŸin en üst kuruluÅŸu olan Fikir Kulüpleri Federasyonu (Dev-Genç) baÅŸkanlığına seçildiÄŸinde Ankara Hukuk Fakültesi’nde asistandı. ÖrneÄŸin, “EÄŸin kazasının nefs-i kasaba mahallelerinden Arpeki sakinlerinden ve teb’a-yı devlet-i aliyyenin Ermeni milletinden ParinçoÄŸlu (PerinçoÄŸulları) Estepan ve Haçador veled Kifork nam kimesneler erkarındaÅŸları Ohannes veled Perinç muvacehesinde görülen dava” bunlardan birisidir.
Bir baÅŸka kayıtta ise PerinçoÄŸlu Estepan’ın kaydı görülmekte; “Mamüretü’l-aziz Vilayeti’nde EÄŸin kazasının merkez kasabası mahallelerinden EriÄŸi Çori Kaldırımı Mahallesi ahalisinden ve Osmanlı Devleti teb’asından ve Ermeni milletinden PerinçoÄŸlu Estepan’ın hanesine varıp vesikada da isimleri yazılı olan kimselerin huzurunda ve meclis-i ÅŸer’-i ÅŸerifte görülen davaya dair.” Åžeriyye Sicilleri’nde bulunan bir baÅŸka belge ise DoÄŸu Perinçek’in büyük dedesi Mehmet Sadık Efendi ile ilgili soru iÅŸaretleri oluÅŸturdu.
Çünkü EÄŸin doÄŸumlu Mehmet Sadık, Åžeriyye Sicilleri’ne göre “mühtedi” idi.
Yani sonradan İslam dinini kabul etmiÅŸ, “hidayete ermiÅŸ” bir isimdi.
EÄŸinli Mühtedi Mehmet Sadık’ın görevi muhtesiplikti.
Chronicle Dergisi, yakın tarihin en karanlık, en gizemli iliÅŸkiler ağında yer alan ismi DoÄŸu Perinçek’i dosya yaptı.
İşte ilginç alıntı: DoÄŸu Perinçek’in hayatında birbirinden ilginç baÄŸlantılar vardı.
Dayısı Em.
Tümg.
Turhan Olcaytu, 12 Mart Muhtırası öncesinde etkin isimlerden birisiydi.
Adı kurulmuş olan cuntaya verilen Em.
Tümg.
Cemal MadanoÄŸlu, Perinçek’in ilk eÅŸi Sırma Ersanlı’nın eniÅŸtesiydi.
Yine DoÄŸu Perinçek’in teyze oÄŸlu, yani kuzeni Gürbüz Tüfekçi’nin arası TSK mensuplarıyla çok iyiydi.
Çevresi Tüfekçi’yi MİT mensubu olarak biliyordu.
Sosyalistlikten ulusalcılığa, ateizmden Müslümanlığa savrulan bir hayatın ortasında DoÄŸu Perinçek, Ergenekon Davası’nın en önemli zanlıları arasında…
Yorumunuzu Yapın