
AK Parti’nin dün yaptığı savunmanın ayrıntısı ortaya çıktı.
Parti sitesinden notlar yayınlandı.
Nazım örneÄŸi dikkat çekici…
AK Parti, hakkındaki kapatma davasına iliÅŸkin olarak dün Anayasa Mahkemesi’nde yaptığı sözlü savunmayı yayınladı.
Yasakların anlamsızlığına dikkat çeken AKP, Nazım Hikmet ve AB örneği verdi.
Devlet Bakanı ve BaÅŸbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in yaptığı sözlü savunmanın dikkat çekici bölümleri şöyle: * Partilere ifade özgürlüğü tanımıyor ise sisteme demokrasi denemez * Partilere hatalarını en etkin biçimde gösteren seçmenlerdir * Partilerin kapatılması kiÅŸiler açısından idam cezasına denktir * Türkiye parti kapatma itibarıyla kırılması imkansız bir rekorun sahibi * Anayasa’da barışçıl deÄŸiÅŸiklik yapmak kapatma delili olamaz * Siyaset yasağı yaptırımı AİHM sözleÅŸmesine aykırıdır * Demokrasilerde siyasi partiler için ister hukuki, ister teamüli olsun önemli teminatlar getirilmiÅŸtir.
Siyasi partilerin yaşamaları esastır; kapatılmaları istisnadır.
Siyasi parti özgürlüğü, çoğulcu demokrasilerin olmazsa olmazı olan düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütleme özgürlüğünün özel bir kullanım biçimidir.
* Bir özeleÅŸtiri yaparak soruna baktığımızda; ‘Parti kapatmalar toplumda siyasi kırılganlığı artırmaktan, toplumsal örselenmeye sebep olmaktan öteye ne netice elde edildi?’ diye bir maliyet analizi yapmamız gerekmektedir.
Bunu bir savunma söylemi olarak değil, siyaset bilimi açısından bir gereklilik ve bir tespit olarak söylüyorum.
* Hepimiz kendi hayatımızda dün nelerin yasak olduğunu bugün ise o yasakların ne kadar anlamsız olduğunu gördük, yaşadık ve yaşıyoruz.
Yine şu kısa hayatımız içerisinde çok zaman geçmeden, öyle yarım asır, bir asır veya çeyrek asır geçmeden fikirlerimizde çok köklü değişiklikler olduğunu gördük.
Mesela kendi hayatımızda bir zamanlar Nazım Hikmet’e kimler karşı idi, ÅŸimdi kimler ÅŸiirini okumaktadır? DoÄŸru olan bugünküdür.
* GeçmiÅŸte kimler Avrupa BirliÄŸi’ne karşı oldu? Åžimdi ‘aman Avrupa BirliÄŸi’ne girelim’ diyen bunu yüksek sesle söyleyenler kimler? Şüphesiz hepimiziz, hepimiz deÄŸiÅŸtik.
Öyleyse, yarının muhtemel doğrularını bugün yasak ya da düşman ilan etmek, değişimin değişmez dinamiğine ters düşmektedir.
Yorumunuzu Yapın