Bilgisayarın baş düşmanı olan virüsler, zaman geçtikçe daha da tehlikeli bir hal almaya devam ederken, güvenlik yazılımı kullanmayan ya da yetersiz bir güvenlik çözümünü tercih eden kullanıcılar, farkına varamadan bir uyuruştucu şebekesinin parçası bile olabiliyor.
Dünyanın önde gelen güvenlik yazılımı şirketlerinden Kaspersky Lab’ın Türkiye Genel Müdürü Murat Göçe, 21 milyon kullanıcının bilgisayarına yerleşen ve yakın zamanda [...]
Bilgisayarın baş düşmanı olan virüsler, zaman geçtikçe daha da tehlikeli bir hal almaya devam ederken, güvenlik yazılımı kullanmayan ya da yetersiz bir güvenlik çözümünü tercih eden kullanıcılar, farkına varamadan bir uyuruştucu şebekesinin parçası bile olabiliyor.
Dünyanın önde gelen güvenlik yazılımı şirketlerinden Kaspersky Lab’ın Türkiye Genel Müdürü Murat Göçe, 21 milyon kullanıcının bilgisayarına yerleşen ve yakın zamanda faaliyete geçecek olan Zeus tehlikesiyle ilgili açıklamalarında, Kaspersky ürünlerini dünya çapında yaklaşık 300 milyon kişinin kullandığını belirterek, kullanıcıların anti-virüs programları konusunda bilinçli olmaları gerektiğini, bilmediği kişilerden gelen mail’leri açan veya güvenilir olmayan bir kaynaktaki dosyayı çalıştıran kullanıcıların her zaman tehlikeye açık olduklarını belirterek bu konuda güvenlik yazılımlarının hiçbir işe yaramadığını söyledi.
Göçe, ayrıca kullanıcıların güvenlik duvarı, anti-virüs ve spyware yazılımlarını kurması ve bilgisayarlarına spam ve phishing saldırılarına karşı koruması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Murat Göçe Hürriyet Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, bilgilerin güvenliğine ilişkin “Kullanıcıların verilerini bir şekilde yedeklemesi, kripto konseptini kullanan güvenlik araçlarını kullanması oldukça önemli. Bu sayede çalınan laptop’lardaki verilerin üçüncü kişilerin eline geçmesi dahi önlenebiliyor”
Göçe, geçtiğimiz haftalarda lansmanı yapılan Kaspersky PURE paketinin nerelerde kullanılacağına dair verdiği bilgide, bilgisayarları normal anti-virüs programlarının sadece virüslere karşı koruduğunu belirterek, “Internet Security programları ise hacker saldırılarına, trojan’lere ve spam’lara karşı koruma sağlar. Kaspersky PURE ise bu bahsettiğimiz özellikler dışında yedekleme, gelişmiş ebeveyn kontrolü ve kripto kullanır. Ayrıca Pure paketinin içinde şifre yönetimi uygulaması da bulunuyor. Çünkü forumlarda veya internetteki birçok alanda kullanıcılar farklı şifreleri kullanabiliyor ve şifrelerin hatırlanması güç olduğundan kullanıcılara şifrelerini hatırlatacak bir şifre kasasının bulunması gerekiyor.
Diskinizi kriptoladığınız anda, bu diskiniz bir şekilde başkalarının eline geçerse bilgilerinize üçüncü kişilerin erişmesi söz konusu değildir ve kullanıcıların bilgilerini maksimum oranda koruyan bir mekanizmadır. Pure, masaüstü ve laptop bilgisayarlarda bu korumayı sağlıyor” şeklinde konuştu.
Ücretsiz olan antivirüs programlarına kesinlikle güvenilmemesi gerektiğini söyleyen Göçe, “Bu hayatta hiçbir şey ücretsiz değildir. Bu ücretsiz yazılımların en masum görünenleri bile sizin e-mail bilgilerinizi alıp bir spam kaynağına satabilir. Örneğin Conficker virüsü de bu yolla yayılıp milyonlarca bilgisayara sızmıştı”.
Göçe, kullanıcının bilgisayarına virüsün sızdığından emin olması halinde yapması gerekenlere ilişkin, “İyi bir antivirüs yazılımı bilgisayarda bulunuyorsa, virüs taraması sırasında o virüs silinecektir. Bazı virüsler sistem açıkken temizlenemez durumda olur. Dolayısıyla sistemi güvenli mod’da başlatarak bir virüs taraması işlemi gerçekleştirilebilir. Kurtarma CD’si de yaratma şansı var. Bu CD ile bilgisayarını başlattığında bilgisayarını eski haline döndürebilir” şeklinde açıkladı.
Kaspersky ürünlerinin bilgisayarları yavaşlattığına yönelik eleştirilere de değinen Göçe, Kaspersky güvenlik araçlarını kullanan bir bilgisayarın açılırken, aracın kendini güncellediğini belirterek, ” 1 saatlik zaman diliminde bile binlerce virüs ortaya çıkabiliyor; haliyle sık sık yayınladığımız güncellemelerimizin de anında bilgisayarlara yüklenmesi gerekiyor. Bu nedenle açılırken bilgisayarlar biraz yavaşlayabiliyor”diyerek getirdiği açıklamada
“Kasmaski” adlı web sayfalarında, Kaspersky ürünlerinin bilgisayarları kastığını düşünen kullanıcıların bu sorunu çözebilmeleri için neler yapılması gerektiğini öğrenebilmeleri için hazırlandığını söyleyerek,” Kaspersky ürünlerinde detaylı ayarlar var; bu ayarları değiştirdiğiniz taktirde zaten bilgisayarların yavaşlaması söz konusu değil” dedi.
Murat Göçe açıklamalarında, hackerların internet üzerinden zararlı kodları kurban bilgisayarlara yollayıp bilgisayarlarda ‘botnet’ ortamı yaratılabilmesini, “Bilgisayarınız bir hacker tarafından ele geçirilirse, bir şebekenin parçası olabilirsiniz. Yani sizin bilgisayarınız bir hacker tarafından bir zombi sistem
haline getirilebilir. Bir noktadan botnet’e bağlı milyonlarca bilgisayar kontrol edilebiliyor.
2008 yılında Kaspersky ve Belçika Polisi’nin işbirliğinde, 10 bin bilgisayarın bağlı olduğu bir botnet, bir Brezilya vatandaşına satılırken yakalandı. Şimdi de yeni bir botnet tehlikesi var: Zeus. Adı şu an için faaliyete geçmediği için pek anılmıyor; ancak tahminlerimize göre 21 milyon bilgisayarın Zeus’a bağlı olduğu sanılıyor.
Eğer daha önceden bir antivirüs programı o bilgisayarda yoksa ve Zeus o bilgisayara bulaşmışsa, artık yapılacak bir şey kalmamış demektir. Çünkü biz de dahil hiçbir güvenlik yazılımı şirketi onunla baş edemiyor. Bu durumda ancak bilgisayarın sabit diskine format atılarak Zeus’a bağlı olmaktan kurtulmak mümkün”
Özellikle USB hafıza ve harici disklerin tam bir virüs yuvası olduğu ve bu cihazlar vasıtasıyla bilgisayarlara bulaşan virüslerin önüne geçilebilmesiyle ilgili açıklamasında Autorun virüsünden dolayı bu şekilde virüslerin bilgisayarlara bulaştığını belirten Göçe, “Biz Kaspersky ürünlerimiz ile, USB hafızalar bilgisayara takıldığında içerisinin otomatik olarak görüntülenmesini engelliyoruz. Yani siz USB hafızanızı taktığınızda “içeriğini tarayayım mı” şeklinde bir soru tümcesiyle karşılaşıyorsunuz. Bu şekilde sizin izninize bağlı olarak da bu USB hafızanın içeriğini güvenli bir şekilde görüntüleyebiliyorsunuz”Keylogger’la ilgili kullanıcıların fazla bilgi sahibi olmadığı konusuna da değinen Göçe, kullanıcılar için nasıl bir tehdit oluşturduğuna ilişkin, “Hacker’lar, kurban olarak seçtikleri bilgisayarlara keyloggler dediğimiz küçük programcıklar gönderir. Bu casus program, klavyeniz ile yaptığınız her şeyi dışarı iletir. Böylece mesela bankacılık işlemlerini internet üzerinden gerçekleştiren kullanıcıların klavyeleri ile girdikleri her şey, hacker’ların ekranına gelir”
Murat Göçe, artık bir bilgisayardan farksız olan akıllı cep telefonlarının da internetteki tehlikelere karşı en az bilgisayarlar kadar korunmaları gerektiğini açıklayarak, Kaspersky Mobile Security isimli güvenlik araçlarından sözederek, “bu güvenlik aracı sayesinde bilinen virüslerin telefonunuza bulaşma ihtimali yok. Masaüstü ve laptop bilgisayarlar için geliştirilen virüslerin sayısı sadece bir gün için 30 bini bulurken, mobil platformda ise bu
rakam şimdilik 2 bin seviyelerinde bulunuyor. Ancak mobil platformdaki virüs sayısı son zamanlarda hızlı bir şekilde artış eğilimine girmiş durumda”
EtiketlerAnti-Virüs, bilgisayar, Conficker virüsü, güvenlik duvarı, güvenlik yazılımı, Kasmaski, Kaspersky Lab, Kaspersky Mobile Security, Kaspersky PURE, kripto konsepti, Murat Göçe, Security programları, spam, spyware yazılımları, virüs, Zeus virüsü