Astronomlar, ÅŸimdiye kadar uzayda varlığı bilinen, ancak nerede olduÄŸu bilinmeyen kayıp maddenin yerini belirledi.The Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, kayıp maddenin yeri, dünya etrafındaki yörüngesinde dönen Hubble uzay teleskopu ve Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) “Far Ultraviolet Spectroscopic Explorer” (FUSE) uydusu tarafından bulundu.
Bilim adamları, bilinen maddenin dışında, uzayda bir yerde, görülebilen galaksiler ve yıldızları meydana getiren daha fazla madde olduğuna inanıyor, ancak yerini bilmiyorlardı.
Evrenin bir yerinde sadece görünmeyen baryonik madde, yani atomları meydana getiren nötron ve protonlar deÄŸil, aynı zamanda büyük mikdarda görülebilen “kara” madde de bulunuyor.
Astronomlar, şimdi bu yeri bilinmeyen baryonik kayıp madde kütlesinin yaklaşık yarısının yerinin, Hubble ve FUSE tarafından belirlendiğini bildirdiler.
Yeri belirlenen kayıp maddenin, galaksiler arasındaki boş uzaya, aşırı ısınmış oksijen ve hidrojen olarak yayıldığı sanılıyor.
Colorado Üniversitesinden Mike Shull, “Åžimdi evrenin omurgasını meydana getiren, aÄŸ benzeri bir yapının hatlarını gördüğümüzü düşünüyoruz” dedi.
Belirlenen maddenin “bir örümcek ağına” benzediÄŸini belirten Shull, “Bizim gördüğümüz ÅŸey örümceÄŸin çekim gücünün yarattığı ÅŸey.
Çok ince.
Bir kısmı çok sıcak, neredeyse bir milyon derece sıcaklığında bir gaz” dedi.
Burada devreye kara maddenin girdiÄŸini ve gazı ısıttığını kaydeden Shull, “Kara maddenin çekim gücü var.
Bu gazı içeri çekiyor ve bu da bizim sonik bomba dediğimiz şeye, şok dalgalarına yol açıyor.
Bu şok, gazı bir milyon dereceye kadar ısıtıyor.
Bu da maddenin görünmesini daha da zorlaÅŸtırıyor” diye konuÅŸtu.
Shull ve arkadaÅŸları, bu hidrojen ve oksijen aÄŸlarının görülebilir ışık içinde görülemeyecek kadar çok sıcak, X-ray’lerde görünmek için ise çok soÄŸuk olduÄŸunu kaydettiler.
Oksijen atomlarının küçülmüş, iyonlaÅŸmış biçimlerde olduÄŸunu belirten Shull, 8 elektrondan beÅŸinin kaybolduÄŸunu ve bunun mor ötesi bir ışık tayfı yaydığını, Hubble ve FUSE’un üzerindeki cihazların bu tayfı yakalayabildiklerini söyledi.
Galaksilerin maddenin bu ince lifleri üzerinde vücut bulduÄŸunu belirten Shull, “Dolayısıyla geniÅŸ bir ölçekte galaksilerin dağılımına baktığımızda bunların tek biçimli olmadığını görüyoruz.
Galaksiler, yapraklar ve lifler boyunca dağılmışlar” dedi.
Araştırmacılar, bu yapılar içindeki bazı cüce galaksilerin veya başka bir deyişle madde demetlerinin galaksiler oluşturabileceklerini belirtiyor.