Günümüz basın fotoğrafçılığının efsane isimleri arasında yer alan James Nachtwey, 20. yüzyılda işlenen bütün insanlık suçlarının kaydını fotoğraflarıyla tuttu. Kimi zaman son derece doğrudan bir biçimde, kimi zaman da daha incelik isteyen bir yolla…
İlk olarak 1981′de Kuzey İrlanda’da IRA’nın açlık grevi sırasında yaşanan sivil karmaşayı izleyen Natchwey, o günden bu [...]
Günümüz basın fotoğrafçılığının efsane isimleri arasında yer alan James Nachtwey, 20. yüzyılda işlenen bütün insanlık suçlarının kaydını fotoğraflarıyla tuttu. Kimi zaman son derece doğrudan bir biçimde, kimi zaman da daha incelik isteyen bir yolla…
İlk olarak 1981′de Kuzey İrlanda’da IRA’nın açlık grevi sırasında yaşanan sivil karmaşayı izleyen Natchwey, o günden bu yana kendini dünyanın çeşitli bölgelerindeki savaşları, çatışmaları ve toplumsal konuları belgelemeye adadı.
El Salvador, Nikaragua, Guatemala, Lübnan, Batı Şeria ve Gazze Şeridi, İsrail, Hindistan, Sri Lanka, Afghanistan, Filipinler, Güney Kore, Somali, Sudan, Brezilya, Ruanda, Güney Afrika, Rusya, Bosna, Çeçenistan, Romanya, Vietnam, Endonezya ve Doğu Avrupa’da uzun süre çalıştı.
NACHTWEY FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ…
“Savaş karşıtı bir fotoğrafçı kurbanların yanındadır” diyen Nactwey’e göre, bir savaş fotoğrafçısı iki şekilde çalışabilir; tarafsız bir kayıtçı olarak ya da partizan bir tarihçi olarak…
İnsanları bilinçlendirmenin kamuoyu oluşturmada ilk adım olduğunu belirten Nachtwey, kamuoyunun değişim için itici bir güç oluşturduğunu düşünüyor.
Nachtwey, “Kamuoyu, aldıkları kararlar ve yaptıkları seçimler binlerce insanın yaşamını etkileyen yetkililer üzerinde baskı oluşturuyor. Kamuoyu aracılığıyla yetkililere doğru yönde ilerlemeleri için bir uyarıda bulunmak, yapmaya değer bir şey. Tüm engellere ve başarısızlıklara rağmen, bunun aslında işe yarayan bir süreç olduğunu düşünüyorum” diyor.
“Bu süreç kimi zaman daha hızlı kimi zaman da daha yavaş oluyor. Ancak bu baskı, süreci ileri götürmek için daima var olmalı” diyen Nachtwey, bunun işe yaradığını söylüyor.
Kaynak: CNN Türk